(818 S. K. m. 41, 47) (6098 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 28.3.2012 tarih ve 2012/54-2012/143 D.İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sultan Gümüş Başaran tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili H. Ç.'nin 21.02.2005 tarihinde Kayaş tren istasyonunda trenden inişi sırasında, peronla vagon arasındaki boşluğa düşerek sol bacağı diz altından, sağ bacağı ise ayak topuğundan itibaren koparak ağır bir biçim yaralandığını ve sakat kaldığını, davalı kurumun kusurlu ve sorumlu olduğunu, H. Ç.'nin süper lise hazırlık sınıfı öğrencisi olup kaza gününe kadar eğitimini başarılı bir şekilde sürdürdüğünü, ömür boyu sürecek sakatlığı sebebiyle çalışma gücünü yitirip kazanç düzeyinin düştüğünü, hayatı boyunca bakıcı yardımına muhtaç hale geldiğini ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla H. Ç. için 5.000 TL, Ö. Ç. için 100 TL, A. Ç. için 100 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 5.200 TL maddi tazminatın 21.2.2005 tarihinden itibaren ticari faiz ile, H. Ç. için 100.000 TL, A. Ç. için 20.000 TL ve Ö. Ç. için 20.000 TL olmak üzere toplam 140.000 TL manevi tazminatın 21.2.2005 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah ile H. Ç. için maddi tazminatı 58.833,18 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili talep edilen tazminatların fahiş olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının kaza neticesinde %59,51 oranında iş gücü kaybına uğradığı, kazanın meydana gelmesinde davacı H.'un %70, davalının %30 oranında kusurlu olduğu, davacının kazadan dolayı duyduğu elem ve ızdırabın derecesi ve verilecek tazminat miktarının davalı taraf üzerinde caydırıcı etki yapması hususları dikkate alındığında, birleşen davada davacı H. için manevi tazminatın 50.000 TL olarak taktir edilmesinin uygun olduğu gerekçesiyle asıl davada verilen 7.5.2009 tarihli karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davada davacı baba A. ve anne Ö. ile ilgili verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı H. için açılan davanın kısmen kabulüyle 50.000 TL'nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.672,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy