Taraflar arasında görülen davada verilen 19.04.2012 tarih ve 2010/500-2012/80 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 31.12.2005 tarihli sözleşme ile müvekkilinin 5 katlı iş merkezinin, davalı tarafından tesis edilecek güvenlik alarm sistemi ile gözetlenerek, hırsızlık vb. durumlarda ilgili yerlere gerekli ihbarların yapılmasının kararlaştırıldığını, 09.01.2010 Cumartesi gecesi iki-üç saat süren soygunda, çeşitli ses ve ışık cihazlarının, katlardaki masalarda bulunan 23 adet monitör ve bilgisayar ve projektör gibi eşyaların, çelik kasanın oksijen kaynağı ile açılıp içindeki 300 civarındaki çekin ve kapının önünde park halinde bulunan aracın çalındığını, bu süre zarfında davalının tesis ettiği sistemde hırsızlık hakkında emniyet birimlerine veya müvekkili yetkililerine gereken ihbarın yapılmadığını, hırsızlık sebebiyle müvekkilin çalınan araç ve çeklerin dışında 78.041,29 TL zarara uğradığını, zararın 42.573,33 TL'nin tarafından müvekkiline ödendiğini ileri sürerek, müvekkilinin bakiye 35.457,96 TL zararının dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 5. maddesinde “bu sözleşmenin hırsızlık, yangın gibi olayların sigortası hükmünde olmadığı gibi, elektronik güvenlik sistemlerinin arızaları ile ilgili bir taahhüdü de içermediğinin, elektronik güvenlik sistemlerince korunmuş mekan ve bölgede, sağladığı izleme hizmetine rağmen meydana gelebilecek hırsızlık, yangın ve benzeri olaylardan sorumlu tutulamayacağının” belirtilmesi suretiyle dava konusu olayda uğranılan zararların sorumluluk dışı bırakıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesine rağmen, davalının aynı sözleşmenin 3.3. maddesinde “güvenlik şirketinin alarm merkezi hizmetinden faydalanan müşterilerin, elektronik alarm sisteminden gelen mesajların 365 gün 24 saat süre ile izleneceği, müdahale yapılması gereken mesajlar için müşterinin elirttiği kişilere veya ilgili
.../...
-2-
mercilere haber vereceği, teknik problemlerde 24 saat telefon yolu ile müşteriye destek hizmeti sunacağı” şeklinde belirtilen yükümlülüğünü davaya konu hırsızlık olayında yerine getirmediğinden, zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 22.887,79 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.223,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.