MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.11.2009 tarih ve 2008/1920-2009/1398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete Finansal Kiralanan Makine ve Ekipman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan müvekkiline ait iş makinesinin hasarlandığını, taraflarca hasar tutarının 8.169,13 TL olduğu hususunda mutabakata varılmış olmasına rağmen, davalının 2.653,00 TL ödeme yaptığını ileri sürerek, şimdilik 5.516,00 TL hasar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının husumet ehliyeti bulunmadığını belirterek husumet itirazında bulunmuş, esastan da davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, poliçede sigortalının dava dışı Simens Finansal Kiralama A.Ş. olduğu, sigorta ettiren davacının iş bu davayı sigortalının açık muvafakati ile açabileceği, sigortalının davanın açılmasına muvafakatinin bulunmadığı gerekçesiyle, aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı ... şirketi nezdinde Finansal Kiralanan Makine ve Ekipman Sigorta Poliçesi ile sigortalı ekskavatörün hasarlanması nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak,dava dışı Simens Finansal Kiralama A.Ş'nin sigortalı, davacının ise sigorta ettiren olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı yanca dava açılırken dava dışı sigortalının davaya muvafakat ettiğine dair belge sunulmamıştır. Bununla birlikte, yargılama sırasında davacı vekili davaya muvafakat edilip edilmediğinin sigortalıdan sorulmasını istemiş, mahkemece bu hususta yazılan yazıya sigortalı tarafından verilen cevapta; davacının bu yönde bir talebinin olmadığı, kendilerince de her hangi bir konuda davacıya yetki verilmediği bildirilmiştir. Fakat, mahkemenin yazısında sigortalının davanın açılmasına muvafakat edip etmediği açıkça sorulmadığı gibi, sigortalının cevabında da muvafakat edilmediğine dair bir ifadeye yer verilmemiştir. Davacı vekilinin anılan hususun sigortalıdan açıkça sorulması istemi ise mahkemece gerekçesiz bir şekilde reddedilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı yanca temyiz dilekçesi ekinde sunulan 28.10.2010 tarihli muvafakatname de dikkate alınarak, davanın açılmasına muvafakat edip etmediğinin sunulan muvafakatname de belirtilerek sigortalıdan açıkça sorulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itarazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy