MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2011 tarih ve 2009/184-2011/306 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde kurumsal sağlık sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan davalının, daha önce geçirmiş olduğu myom uterus hastalığını poliçe tanzimi sırasında gizlediğini, bu nedenle hem TTK'nun 1279. maddesi hem de kurumsal sağlık sigortası özel şartları gereğince müvekkilinin anılan hastalık sebebiyle ödemiş olduğu tedavi giderlerini geri isteyebileceğini ileri sürerek 3.246,82 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin rahatsızlığının ilk kez 2004 yılında ortaya çıktığını ancak doktorların anılan rahatsızlığın çok sık rastlanan bir rahatsızlık olup, ara sıra ortaya çıkabileceğini ve kendi kendine iyileşeceğini bildirdiklerinden müvekkilinin rahatsızlığın iyileştiğini düşündüğünü, kasti olarak rahatsızlığı saklama niyetinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigortalıya myom uterus tanısının ilk kez 27/09/2004 tarihinde konulduğu, sigorta örtüsünün 01/02/2006 tarihinde başladığı, kurumsal sağlık sigortası özel şartlarına göre sözleşme kurulurken bildirilsin yada bildirilmesin sigorta ilişkisinden önce mevcut bir rahatsızlığa ilişkin tedavi giderlerinin teminat dışı olduğu, davacının bu rahatsızlık sebebiyle ödeme yükümlülüğü olmadığı halde ödeme yaptığı, bu nedenle sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre ödemiş olduğu meblağı geri isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.246,82 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 203,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy