MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/11/2011 tarih ve 2011/362-2011/722 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından Türkiye' den Tunus' a hurma taşınması hususunda davalı şirket ile anlaşma yapıldığı, buna göre brüt 7379,55 Kg hurmanın 29.10.2010 tarihinde davalıya teslim edildiğini, üzerinden 8 ay geçmesine rağmen malın alıcıya teslim edilmediğini, teslimden davalının sorumlu olduğunu, mal bedelinin ödenmesi için Bursa 10. Noterliğinden düzenlenmiş 20.04.2011 tarih 15211 yevmiye nolu ihtarnamenin gönderildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığını, ileri sürerek mal bedeli olan 10.996,27 euro bedelin davalıdan tahsilini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin taşımayı üstlenmediğini, taşımayı yapan geminin donatanı olmadığını, sadece acentalık hizmeti gördüğünü, ayrıca taraflar arasında yapılmış yetki sözleşmesi olduğunu, taşıma mukavelesinin 26. maddesi uyarınca İngiliz hukukuna göre Londra' da, İngiliz yüksek mahkemesinin yetkilendirildiğini, bu sebeble yetki itirazında bulunduklarını, davanın esası bakımından ise, dava konusu taşımada İspanya limanında anılan yükün İspanya Liman İşletmesi tarafından tahliyesi sırasında ölümlü bir kazaya neden olunması ve bu kazada davacı tarafın yükünün bulunduğu konteynırın yer almasından dolayı İspanya Gümrük İdaresinin yüke el koyduğunu, dolayısıyla taşıyanın elinde olmayan sebeplerden meydana gelen zarardan sorumlu olmayacağını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından Tunus 'a hurma gönderilmesi için davalı şirket ile davalı şirketin acentası olduğu A.P. Möller - Maersk A/S isimli şirket ile anlaşma yapılarak konişmento düzenlendiği, konişmentonun atıf yaptığı belgenin 26. maddesinde taraflar arasındaki anlaşmazlıklarda Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi yetkili kılındığı, bu nedenle davanın yetki nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği, davacı davasını sözleşmeyi taşıyıcı A.P. Möller - Maersk A/S adına acenta olarak imzalayan davalı şirkete yönelik açtığı, davacı asıl taşıyıcıya dava yöneltmemiş acentayı taşıyıcı olarak kabul edip davayı ona yönelttiği, dava konusu yapılan 552545905 nolu konişmentadan dolayı davalı şirketin sorumluluğu olmadığı, sözlemeye taraf olmadığı
için sözleşmedeki yetki kaydı davada uygulanamayacağı, ancak davalı husumet itirazında da bulunduğu, buna göre taşıma sözleşmesi davalı ile yapılmadığından davanın husumet nedeni ile de reddine karar vermek gerektiği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy