MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2012 tarih ve 2012/419-2012/613 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... şirketi arasında Kumbara Sigortası Poliçesi imzalandığını, poliçe kapsamında müvekkilince 30 ay boyunca düzenli olarak aylık 100 USD ödeme yapıldığını, bu esnada ödeme güçlüğü çeken müvekkilinin biriken 3000 USD‘nin kendisine iadesini talep ettiğini;ancak sigorta şirketince 3 yıl müddetle ödeme yapılmadığından bahisle talebin reddedildiğini, bununla beraber sigorta şirketi el değiştirmesine rağmen müvekkiline poliçe hakkında bilgi verilmediğini, yine Hayat Sigorta Poliçesi Genel Şartları’nın C 2 başlıklı 2.4 maddesine göre 2 yıl süre ile yürürlükte kalan poliçeden sigortacının vazgeçemeyeceğini ileri sürerek birikmiş primlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının prim alacağı talebinin TTK’nun 1268 maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, bununla birlikte TTK’nun 1325/2 maddesi ve Hayat Sigorta Poliçesi Genel Şartları’nın C 1 maddesine göre davacının 3 yıl dolmadan evvel poliçeden ayrıldığı için birikmiş primlerinin iadesini talep etme hakkının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan deliller, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak; davacının dosya kapsamındaki talebi bakımından dava tarihi itibarıyla 2 yıllık talep zamanaşımının dolduğu, yine davacının TTK’nun 1325 maddesi ve Hayat Sigorta Poliçesi Genel Şartları’na göre 3 yıl dolmadan sistemden ayrıldığı tespit edildiğinden ödediği primleri davalıdan talep hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.