MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/12/2011 tarih ve 2011/89-2011/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili davacıların miras bırakanı olan... 'in dava tarihi itibariyle 20 ay öncesinde satın aldığı konut için ... Bankası .../... Sitesi Şubesi'nden konut kredisi kullandığını, bu kredinin kullandırılmasında zorunlu olan yıllık hayat sigortası poliçesinin de aynı bankanın iştiraki olan davalı ... şirketinden 2. defa ve 35.000 TL limitli olarak 10/04/2009 tarihinde yaptırıldığını, 23/04/2009 tarihinde müvekkillerinin murisinin vefatı üzerine davacı mirasçıların sigorta şirketine müracaat ettiklerinde 06/07/2009 tarihli ret cevabını aldıklarını, ret gerekçesinin ise kasıtlı olarak beyan yükümlülüğünün ihlali olduğunun iletildiğini, oysa böyle bir durum bulunmadığını ileri sürerek hayat sigortası poliçesinden doğan 35.000 TL alacağın mürtehin banka kayıtlarının da araştırılarak muaccel olduğu tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kansere ilişkin tanının sigorta sözleşmesinin düzenlediği 10/04/2009 tarihi itibariyle henüz konulmamış olduğu, murisin ...'nun 1290. maddesi kapsamında hastalığına dair bilgileri kasıtlı olarak gizlediği yönündeki davalı iddialarının ispatlanamadığı ve 27/05/2009 tarihli yazı itibariyle alacağın muaccel olduğu gerekçesiyle 35.000 TL'nın 27/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.771,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy