MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2011 tarih ve 2004/416-2011/505 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirketlerince ihtiyaç duyulan ve 04.01.1996 tarihinde yapılan Bölgesel Çağrı Sistemi İhalesi ile Alfanümerik Çağrı Sistemleri için davalıya ihale edildiğini, taraflar arasındaki Gelir Paylaşımlı Alfanümerik Bölgesel Çağrı Sözleşmesi' nin ise 10.12.1998 tarihinde imzalandığını, 29.06.2001 tarihinde geçici kabul yapıldığını, ancak sözleşme süresinin bitimine 2 yıl kala karşı tarafça 11.09.2001 tarihli yazıları ile verimli bir işletme yapılamayacağından bahisle sözleşmenin sona erdirildiğini ve kati teminat mektuplarının geri istendiğinin bildirilmesi üzerine, müvekkili şirketçe yapılan incelemede sistemin iş planına göre 06.12.1999 tarihinde servise verilmesi gerekirken verilemediğini, 29.06.2001 tarihinde geçici kabulü yapılarak servise vermeye hazır hale getirildiğinin anlaşıldığını, sözleşmenin 10. maddesine göre 60 günlük gecikme süresinin dolmasına rağmen sistemi servise hazır hale getiremediğini, sözkonusu sözleşmenin Malzeme Dairesi Başkanlığı'nın 08.12.2003 tarihli yazıları ile sözleşmenin 15. maddesi gereği feshedildiğini, ileri sürerek davalının müvekkili şirket nezdinde bulunan Türkiye İmar Bankası ... Şubesi'nce düzenlenen 4 adet kati teminat mektup bedelinden kaynaklanan toplam 90.000 USD lık alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davacı vekili, aynı sözleşmeye dayanarak 2000 yılına ait ödenmeyen 11.987,38 TL yer tahsisi-enerji bedeli alacağı ile sözleşmenin 10. maddesi uyarınca hesaplanan sistemi 06.12.1999 tarihinde servise hazır hale getirmediği için 82.629,48 USD gecikme cezasının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, teminat mektuplarının süresinin bittiğini, süresi biten mektuplardan bir hak talep edilemeyeceğini, müvekkili şirketin hesaplarına İmar Bankası soruşturması kapsamında tedbir konulduğunu, teminat mektuplarının verilmesinden sonra müvekkilinin sözleşmede esaslı hataya düştüklerini, projenin gelir getirmeyeceğinin davacı yana bildirdiklerini, ancak buna rağmen sözleşmenin baskı altında imzalatıldığını, davacının kendisine düşen edimleri yerine getirmediğini, bu nedenle müterafik kusurlu olduğunu, taraflar arasında kararlaştırılan çağrı sisteminin gelişen teknolojide uygulanamış rafa kaldırılmış bir projeden ibaret olduğunu, BK'nın 117. maddesi şartlarının oluştuğunu, ölü yatırım için sistem geç devreye alındı iddialarının hukuk garabeti olduğunu, davacının kira istediği bir adet data hattının ise hiç hizmete açılmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen 13.04.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin 15. maddesi gereği esas davada 90.000 USD toplam değerli teminat mektup bedelini istemekle haklı olduğundan esas davanın kabulüne karar vermek gerektiği, birleşen dava da ise; kararlaştırılan cezai şartın davalının sistemi servise hazır hale getirmesine ilişkin olduğu, davalının sistemi 29.06.2001 tarihinde servise hazır hale getirdiği ve geçici kabul yapıldığı, davalı borcunun 06.12.1999 tarihinden itibaren işleyen 60 günlük gecikme süresinden sonra ifa etmesine rağmen davacının sistemin geçici kabul sırasında cezai şartı saklı tuttuğuna ilişkin ihtirazı kayıt koymadığı, BK'nın 158/II göre artık cezai şartı isteyemeyeceği, 2000 yılına ait kira ödemesi yolundaki davacı talebi de ispatlanmadığından birleşen davanın reddi gerektiği, gerekçesiyle davacı tarafından, davalı aleyhine açılan esas davanın kabulüne, (mahkemelerinin 2007/254 esas 2007/244 karar nolu dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere) ve toplam tutarları 90.000 USD olan teminat mektup bedellerinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bu miktara 08.12.2003 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince değişen oranlardaki USD faizini uygulanmasına, birleşen ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/397 nolu dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkeme ilamı, hükmü temyiz eden davalı vekiline 16.04.2012 günü, davacı tarafın temyiz dilekçesi ise 10.05.2012 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm anılan davalı vekili tarafından gerek HUMK'nın 432/1. maddesinde yazılı 15 günlük süre gerekse HUMK'nın 433/2. maddesinde öngörülen 10 günlük katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 24.05.2012 tarihinde temyiz edilmiştir. HUMK'nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.03.1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6.319,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 1.706,40 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy