MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/05/2012 tarih ve 2008/347-2012/316 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.02.2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankadaki işlemlerini daha önce ...'ta çalışırken tanıdıkları ve...'ın kapatılmasından sonra...'ta çalışmaya başlayan ...e yaptırdıklarını, davalı bankada 3055880 numaralı USD ve Euro (alt hesaplı) hesapları bulunduğunu, 2002 yılından beri davalı banka ile çalıştıklarını, son olarak hesaplarında 95.520.00 USD bulunduğunu, davacılardan ...'nin 13/07/2007 tarihinde bankaya giderek işlem yaptırmak istediğinde bir banka çalışanının hesapta hiç para bulunmadığını söylemesi üzerine...'i telefonla aradığını,...'in tatilde olduğunu, cüzdanın kendisinde bulunduğunu, tüm birikimlerinin bu cüzdanda göründüğünü söylediğini, dönüşte...'in davacıya 95.520.00 USD olan hesap cüzdanını işleterek verdiğini, ancak 31/07/2007 tarihinde banka çalışanı...'in bazı usulsüz işlemleri olduğunu duyunca bankaya gittiğinde hesabında para bulunmadığını öğrendiğini,... hakkında ceza davası açıldığını, davalı bankanın BK’nın 55, 99/2 ve 100. maddeleri gereğince adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek, 95.520,00 USD’nin 31/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, son celse faiz başlangıcının 31.07.2007 olarak dikkate alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıların elindeki hesap cüzdanının gerçeği yansıtmadığını, davacıların bankaya değil banka çalışanı...’in kendi şahsına özel bir güven duyduğunu, aralarında müşteri-banka ilişkisinin ötesinde özel bir arkadaşlık ilişkisinin bulunduğunu, davacıların kendi kusurlu davranışları ile zarara sebep olduklarını, müvekkili bankanın kusuru olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı bankadaki hesaplarındaki işlemlerini daha önceden tanıdıkları ve güven duydukları banka çalışanı...'e yaptırdıkları, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/161 esas sayılı dosyasında...'in üzerine atılı suçu işlediğini kabul ettiği, Galip
Yüzer'in davacıların döviz hesabından haksız ve yetkisiz şekilde para çekerek davacıları 75.000 USD zarara uğrattığı, eylemlerinden dolayı ağır ceza mahkemesince yargılanarak hakkında mahkumiyet kararı verildiği, davalı banka üzerine düşen özen, denetim ve gözetim sorumluluğunu yerine getirmediğinden davacıların zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 75.000,00 USD'nin 31/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının dolar üzerinden 1 yıl vadeli olarak açılan hesaplara uygulandığı en yüksek mevduat faiz oranı nisbetindeki temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.407,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy