MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/04/2012 tarih ve 2010/25-2012/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortağı olduğunu, şirketin kar payından haberdar edilmediğini, şirkete ait okulda öğretmen olması hasebiyle verdiği ders ücretinin ödenmediğini, yapılan toplantılara çağrılmadığını, çektiği ihtarnamelere cevap verilmediğini, bu şekilde ortaklığın devamının mümkün olmadığını, TTK 551/2 maddesi gereği her ortağın muhik sebeplere dayanarak şirketten çıkmasına müsaade edilmesini isteyebileceğini ileri sürerek, davalı şirket ortaklığından çıkartılmaya izin verilmesini, ortaklık payı ve kazanç payı toplamı 4.000 TL'nin davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savuma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirketin limited şirket olması nedeniyle, ortaklar kurulu karar almadıkça kar payı alınamayacağı, şirket hesaplarının eksi bakiye vermiş olması nedeniyle ortaklık payı ve kar payı talebinin reddi gerektiği, davacının çıkma sebebi olarak ileri sürdüğü toplantıya çağrılmadığı iddiasına karşısında incelenen karar defterine göre iki toplantı yapıldığı ve davacının bu iki toplantıya katıldığının anlaşıldığı, ayrıca şirketin işleri hakkında bilgi verilmediği yönündeki ve taraflar arasında güven kalmadığı ve aralarında anlaşmazlık olduğu iddiasını ise ispatlayamadığı, kar payının verilmemesinin ortaklıktan çıkma için haklı neden olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy