MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2012 tarih ve 2011/17-2012/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 185721 tescil no’lu “Baharoğlu”, 2004-11120 sayılı “Saf Baharoğlu” ve 2000-15463 tescil no’lu “Bahar” markasının sahibi olduğunu, davalılardan ...’un 23.02.2009 tarihinde 2009/08585 başvuru no’lu “Gülbaharoğlu” isimli markanın tescilini talep ettiğini, marka tescil talebinin ilanı üzerine yasal süresinde yayına itiraz ettiklerini, 07.04.2010 tarihli Markalar Dairesi Başkanlığı’nın kararında markaların benzer bulunmadığından itirazlarının reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı yaptıkları itirazın ise TPE YİDK’nın 02.12.2010 tarihli ve 2010-M-4402 sayılı kararı ile “genel görünüm ve muhtemel tüketici kitlesi üzerinde yaratacağı etki ve izlenim itibariyle iltibas ihtimali bulunmadığı” yönündeki görüş ile itirazlarının reddedildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin 1945 yılında kurulmuş bir şirket olduğunu ve ticaret ünvanında yer alan Baharoğlu ve Bahar kelimelerini marka olarak tescil ettirdiğini, davalı markası ile müvekkilinin markalarının aynı veya ayniyet derecesinde benzer olduğunu, “gül” kelimesi dışında farklı bir unsur olmayan davalı markasının müvekkilinin markasına benzer olduğunu, ileri sürerek YİDK'nın 2010/M- 4402 sayılı kararın iptalini, talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davada ortalama tüketici için “soyadı” izlenimi veren ve dominant etkisi olduğu düşünülen davacı markasının asli unsurunun “BAHAROĞLU” ibaresinin davalı markasında aynen yer aldığı, uyuşmazlığın “GÜL” ibaresinin davalı markasına ayırt edicilik katıp katmadığı noktasında toplandığı, ortalama tüketicilerin, dava konusu markaları gördüklerinde, davacının tescilli “BAHAROĞLU” markası ile davalının tescilini istediğini “GÜLBAHAROĞLU” markalarının arasında “GÜL” ibaresi nedeniyle ayrım yapamayacağı, her iki marka arasında bağlantı kurmasının ve karıştırmasının mümkün olacağı, bu nedenle benzer mal ve hizmetler açısından YİDK'nın kararının iptali gerektiği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK'nın 01/12/2010 tarih 2010-M-4402 sayılı kararının 30'ncu sınıfın tamamı ve 43'ncü sınıftaki “yiyecek içecek sağlanması hizmetleri” yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPE'den alınmasına, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy