MAHKEMESİ: ... 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/03/2012 tarih ve 2011/85-2012/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.'nın 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının distiribitörlük anlaşması uyarınca müvekkilinden ithal ettiği "..." marka malların ...'de satışını yaptığını, bu markanın gerçek sahibinin müvekkili olmasına rağmen davalının haksız olarak 25. sınıfta 29.01.1997 tarih 181443 sayılı "..." markasını tescil ettirdiğini ileri sürerek, markanın hükümsüzlüğüne, haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabet eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, kararın ilanına, müvekkilinin markayı kullanmasının davalılın tescil ettirdiği markaya tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin marka tescil tarihinin davacının tescil tarihinden önce olduğunu, davacının uzun süre tescil konusunda sessiz kalarak hak kaybına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, marka tescilinin ticari ilişki suistimal edilerek kötü niyetle gerçekleştiği, hak düşürücü sürenin işlemediği, marka üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait olduğu gerekçesiyle, markanın davacının marka üzerindeki öncelik hakları nedeniyle 556 Sayılı KHK'nın 8.maddesi gereğince hükümsüzlüğüne, davacının "..." markasını taşıyan ürünleri satmasının davalıya karşı haksız rekabet ve marka haklarına tecavüz oluşturmadığının tespitine, davacının markayı kullanmasını önlemeye yönelik davalı fiillerin önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy