MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 24. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.02.2012 tarih ve 2011/46-2012/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin yönetim ve denetiminin ... tarafından üstlenildiğini, şirketin hakim ortağının davalı ... ve ailesi olduğunu, fon tarafından yönetime el konulmasından sonra yapılan incelemeler sonucunda şirketin aciz içinde bulunduğunun tespit edildiğini, 26.04.1999 tarihinden sonra genel kurul toplantısının yapılmadığını, yeni atanan denetçilerin 8 yıllık denetim raporu hazırlayarak, 03.12.2007 tarihli genel kurula sunduklarını, denetim kurulu raporunda, davacı şirketin davalı ...'den 79.276,00 TL alacaklı gözüktüğünü, şirketin yönetim kurulunun ibra edilmediğini, şirketin yönetim kurulu üyelerinin şirketi özen ve sadakat borcu içinde yönetmediklerini, denetim kurulu üyelerinin de kusurları ile denetimdeki eksiklik nedeni ile şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini ileri sürerek, 7.000 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, temlik alan davacı ... vekili yargılama sırasında ıslahla talebini 79.276 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalılardan ...'den 79.275,99 TL alacaklı olarak gözüktüğü, ancak aynı kayıt ve belgelere göre de ...'e 80.038,00 TL borçlu olarak gözüktüğü, davanın sorumluluk davası olduğu, sorumluluk davasında davalıların sorumluluğuna hükmedilebilmesi için hukuka aykırılık, kusur, illiyet bağı ve zarar unsurlarının oluşması gerektiği, oysa ...'in 80.038,00 TL alacaklı olduğu, böylece şirketin mal varlığından herhangi bir azalmanın bulunmadığı ve zarar olgusunun gerçekleşmediği, davacının kendi delili olarak sunduğu ve davacının leh ve aleyhine delil olabilecek belgelerde davalı ...'in alacaklı olarak gözüktüğü, bunun sonuçlarına davacı tarafın katlanması gerektiği, davacının daha sonradan ileri sürdüğü bir kısım taşınmazların ...'den satın alınmadığı halde ondan satın alınmış gibi gösterilerek ...'in alacaklı olarak gösterildiğine ilişkin iddianın davalı tarafça iddia ve savunmanın genişletilmesi itirazında bulunulup muvafakat edilmediğinden dinlenilemeyeceği, davacının kendi delili olan kayıt ve belgelerde ...'in alacaklı olarak gözükmesi karşısında bu alacağın fiktif olduğu iddiasının geçerli olmayacağı, davacının kendi kayıtlarına bu alacağı kaydederek geçerli hale getirdiği, daha sonradan ortaya çıkan bir durum karşısında bunun geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'den alınmasına, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy