MAHKEMESİ : ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/11/2011 tarih ve 2011/36-2011/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili adına tescilli tasarım konusu sandalyenin belirgin biçimde benzerini üretip sattığını, davacı ile davalının aynı sektörde ve yakın yerlerde faaliyet gösteriyor olmaları nedeniyle bu durumun davacının maddi zararını artırdığı gibi iltibas kolaylığını da ortaya çıkardığını, davalı tarafından üretilen ürünlerin kalitesiz olması nedeniyle davacının itibarının da zedelendiğini, davalının eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkili tasarımına tecavüzün tespitini, engellenmesini, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 itibar ve 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslahla maddi tazminat talebini 6.340, 20 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, dava konusu tasarım ürünü sandalyenin dava dışı ... Sandalye firmasından konsinye olarak dört adet satın alındığını ve müvekkili firmada teşhir edildiğini, hiçbir şekilde ürünün satışının söz konusu olmadığından davacının herhangi bir maddi zararının da bulunmadığını, dava konusu ürünün en az davacı ürünü kadar kaliteli olduğunu, davacının itibari bir zararı olmadığı gibi manevi tazminat şartlarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının tasarımın ihlali suretiyle üretilen ürünleri satışa sunmaktan ibaret eyleminin, davacı hak sahibi açısından itibar kaybına yol açtığına dair iddiadan öte bir kanıt bulunamadığı, dava konusu sandalye tasarımının, davacı adına kayıtlı olup geçerliliğinin devam ettiği, davacının tercihi doğrultusunda yoksun kalınan kâr hesabı yaptırıldığı, davacı hak sahibinin lisans verseydi elde edebileceği lisans gelirinin hesaplandığı, buna göre 2011 yılı cirosunun %10’u olarak kabul edilen rakamın karşılığı 6.340,20 TL lisans bedeli için davacının hak sahibi olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.340,20 TL maddi tazminatın ve 2.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, itibar
zararına ilişkin dava kanıtlanamadığından, bu konudaki talebin reddine, davalının, davacı adına tescilli tasarıma konu ürünün belirgin benzerini satışa sunma ve teşhir etme eyleminin, End.Tas.KHK uyarınca, tasarıma tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 444.70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy