MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.09.2011 tarih ve 2011/335-2011/428 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...'nin hakim ortaklarının kardeş oldukları ve uzun yıllar birlikte çalıştıktan sonra 2003 yılında ürettikleri ürünlere göre fabrikaları ve işletmelerini ayırarak aralarında şirketlerin iştigal konularını belirleyerek hangi ürünü üretip üretmeyeceklerini 21.07.2003 günlü sözleşme ile kararlaştırdıklarını, buna göre müvekkilinin polistiren köpük ürünleri, davalı ...'nin polietilen film ve polistiren rijit kap üreteceğini, sözleşmeye göre tarafların hiçbir şekilde sözleşme süresi içinde diğerinin ürün üretim konusuna el atamayacağını, o ürünlerden üretemeyeceğini kabul edip sözleşmeye aykırı davranan karşı şirkete 1.000.000 USD cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, müvekkilinin bu sözleşmeye uyduğunu ancak davalı ...'nin uymadığını, kanuna karşı hile yolunu seçip hakim ortak Süleyman Zeyrek'in uzun yıllar yanında çalışan işçisi durumundaki ... ve ... isimli kişilere ...'ni 2005 yılı Ağustos ayında kurdurup fabrikasının içinde bir alanı ve makineleri gülünç denecek bir rakam karşılığı kiralamış göstererek polistiren köpük üretmeye başladığını, bu eylemlerinin ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/43 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, ayrıca, davalı ...'nin diğer davalının ürettiği bu ürünleri satın almış gibi gösterip müvekkilinin müşterileri ile temasa geçerek satış yaptığını, bu olaylar nedeni ile davalıların eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu, davacının şirketleri ayırırken şirketler arasında rekabetten kaçınma sözleşmesi imzalandığı için davalı ...'nin ... unvanını kullanmasında bir sakınca görmediğini, ancak davalıların bu eylemleri nedeni ile marka hakkına da tecavüz edildiğini ileri sürerek davalıların TTK'nun 56-57 ve 58. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitini ve men’ine, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000 USD ceza-i şart, 10.000 YTL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalı ...'nin ... unvanını kullanmaktan men edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taraflar arasında imzalanan 21.07.2003 günlü sözleşmenin şirketlerce kendi tüzel kişiliklerini koruyarak bir amacın gerçekleştirilmesi için yapıldığını, bu eylemin Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3. maddesinde yer alan teşebbüs birliğine vücut verdiğini, çünkü sözleşmeye imza atan şirketlerin sahiplerinin kardeş olduklarını, hangi ürünü üretip üretmeyeceklerini tespit ve taahhüt ettiklerini, bu anlaşmanın rekabeti sınırlayıcı anlaşma olduğunu, bu durumun Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4. maddesine açıkça aykırı olduğunu, çünkü belli mal ve hizmetlerin değişik firmalarca üretilmesini engeller nitelikte olduğu için tüketicinin tamamen aleyhine ve zararına bulunduğunu ve aynı Kanun'un 56. maddesine göre geçersiz olduğunu, kaldı ki davacının talepleri açısından zaman aşımı süresinin dolduğunu, zira davalı şirketin 27.12.1995 tarihinde kurulduğunu, kurucuları arasında davacı şirketin ortaklarının da bulunduğunu, 12 yıldır ... unvanı ile faaliyet gösterdiğini, sözleşmede diğer davalıdan ürün satın almalarının yasaklanmadığını, bu eylemin ticari hayatın içinde olan olağan bir ilişki olduğunu, makinelerin ellerinde sözleşme imzalandıktan sonra atıl olarak kaldığını, doğal olarak yapamayacağı üretime ilişkin makinelerin ve yerin bu şekilde bekletilmesi nedeni ile daha fazla zarara uğratmaması için diğer davalı şirket ile kira sözleşmesi yapıldığını, diğer davalı şirketin kurucusu ve ortaklarının ayrı kişiler olduğunu, davacı şirketin egemen ortakları ile müvekkili şirketin ortağı Süleyman Zeyrek 'in anne bir baba ayrı kardeş olduklarını ve uzun yıllar ... adı ile grup şirketler olarak faaliyette bulunduklarını, ayrılmış oldukları 2003 yılına kadar gerek davacı gerekse müvekkili davalı gerekse de dava dışı ...'nin bir bütün olarak ve aynı ortaklarla çalıştıklarını, tescilli tescilsiz her türlü fikri, sınai, ticari hak ve kazanımların kül olarak sahibi olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, diğer davalı ile davacı arasında yapılan sözleşmenin tarafı olmadıklarını ve diğer şirketler ile hiçbir bağlantılarının olmadığını, makineleri ve fabrika binasının bir bölümünü diğer davalıdan kiraladıklarını ve bu alanda polistiren köpük ürünlerini ürettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davaya bakmakla görevli yerin Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy