MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2012 tarih ve 2011/218-2012/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ...’da kurulu fabrikasında temizlik işini sözleşme ile üstlenmiş olan davalı şirket nezdinde temizlik işiyle görevli olan ... adlı işçilerin kendi işverenleri olan davalıdan alacaklarını alamadıkları iddiası ile ... İş Mahkemesinde dava açtıklarını, taralar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu sonucuna varılarak yapılan bilirkişi hesaplaması sonucunda 2006/23 esas sayılı dosyada 6.803,88 TL nin faiz mahkeme masrafı ve vekalet ücretiyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, 2006/25 esas sayılı dosyada toplam 10.892,22 TL nin faiz mahkeme masrafı ve vekalet ücretiyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiğini, kesinleşen ilamların icraya koyulmasıyla müvekkili şirket tarafından icra dosyalarına 14.633,00 TL ve 20.650,00 TL ödendiğini ileri sürerek, 35.283,00 TL alacağın icraya ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; İş Mahkemesinin kesinleşmiş kararı üzerine işçilik alacaklarının tahsili için davacı ve davalı hakkında yapılan icra takibi sırasında davacı tarafından icra dosyalarına toplam 35.283,00 TL nin ödendiği, davacının ödediği 35.283,00 TL den davalı şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 20.650,00 TL nin icraya ödeme tarihi olan 25/01/2010, 13.800,00 TL nin icraya ödeme tarihi olan 11/05/2010, 833,00 TL nin icraya ödeme tarihi olan 31/05/2010 tarihlerinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iş akdi feshedilen işçilere davacı tarafından mahkeme kararına dayalı olarak ödenen kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin ücreti ile diğer işçilik alacakları, vekalet ücreti, yargılama ve takip giderlerinin davalı alt işverenden faiziyle birlikte rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı işçiler tarafından davacı asıl işveren aleyhine açılan işçilik haklarına ilişkin davalar sonucu hüküm altına alınan miktarların davacı asıl işveren tarafından ödendiği çekişmesizdir. Dava dışı işçilerin davalı yanında çalıştığı, davalının davacı tarafından açılan ihaleyi kazanarak son alt işveren olarak hizmet ifa ettiği dosya kapsamıyla da sabittir. İş mahkemelerinde görülen davalarda işçilerin kıdem tazminatı alacağı iş akitlerinin sona erdiği tarihteki son ücrete göre ve tüm alt işverenlerin yanında çalıştıkları süreler de dikkate alınarak hesaplanmıştır. Bu nedenle, davacının işçilere kıdem tazminatı olarak ödediği miktarı davalı alt işverenden kendi sürelerine isabet eden miktarla sınırlı olmak üzere talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu durumda, davacının kıdem tazminatları ile kıdem tazminatlarına isabet eden faiz ve yargılama giderleri karşılığı yaptığı ödemelerin davalı alt işverenin işçileri çalıştırdıkları sürelere isabet eden kısmının hesaplanmak suretiyle davalı alt işverenin kıdem tazminatlarına ilişkin sorumluluğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Davalının kıdem tazminatı alacağı ve ferileri ile ilgili davacıya karşı olan sorumluluğu kendi dönemine isabet eden miktarla sınırlı bulunduğundan, işçilerin diğer alt işverenler yanında çalıştığı sürelere isabet eden, bu nedenle de diğer alt işverenlerin sorumluluğunda olan kıdem tazminatından da sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Yıllık ücretli izin alacağından yasa gereği son işveren sorumlu olup, ihbar tazminatından da iş aktine son veren sorumludur. Davalı son işveren olduğundan belirtilen alacaklardan sorumlu tutulabilecektir. Bu itibarla, mahkemece davacının yaptığı ödemelerden, davalı alt işverenin açıklanan yasal hükümler çerçevesinde sorumluğunun belirlenmesi, vekalet ücreti, dava ve icra giderlerinin de davalının sorumlu olduğu miktar nazara alınarak hesaplanması, böylece sorumlu olduğu alacağa isabet eden fer’ileri de belirlenerek, gerektiğinde bu konuda yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy