MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 35. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/06/2012 tarih ve 2011/296-2012/164 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.02.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette % 33 oranında pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 05.11.2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 2008-2009 yıllarına ilişkin bilançolar ile kâr-zarar hesaplarının müvekkilinin red oyuna rağmen diğer ortakların kabul etmesi ile tasdik edildiğini, şirketin gerçek mali durumunun görülmesine engel yanlış hususlar içeren 2008-2009 yılları bilanço ile kâr-zarar hesaplarının tasdikine ilişkin kararın iptalinin gerektiğini, bilançoda yönetim kurulu başkanı ... lehine fiktif alacak yaratıldığını, bu alacak kaleminin esas sermayeye eklenerek müvekkilinin şirketteki payının azaltılacağını ileri sürerek, davalı şirketin 05.11.2010 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2008-2009 yılları bilançoları ile kar-zarar hesaplarının tasdikine ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin finansmanının ... tarafından yapıldığını ve yapılan ödemelerin nakden banka üzerinden gerçekleştirildiğini, bilanço ile kar-zarar hesaplarının gerçek durumu yansıttığını, davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı şirketin finansmanının dava dışı yönetim kurulu üyesi ve büyük hissedar... tarafından sağlandığı ve şirkete gelen tüm finansmanın şirket hesaplarına banka havalesi yolu ile geldiği, fiktif alacak yaratıldığına ilişkin iddianın ispata muhtaç olup, keyfi kişisel harcamaya ilişkin bir tespitin yapılamadığı, bu anlamda davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy