MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../05/2012 tarih ve 2008/147-2012/391 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ...Ş. ve ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. dışındaki davalıla vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/02/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların hileli ve aldatıcı davranışlarla yasa dışı para toplama faaliyetinde bulunduklarını, davalı şirketlerin yöneticileri hakkında ... içinde ve dışında izinsiz ve yasa dışı para toplama, SPK'ya muhalefet ve nitelikli dolandırıcılık suçları kapsamında onlarca dava açıldığını, bu kapsamda müvekkilinden de para alan davalıların bu parayı iade etmediklerini ileri sürerek, ....086,11 EURO'nun faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkili ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin ortağı olduğunu, bu ortaklığın mevzuata uygun geçerli bir ortaklık niteliğinde bulunduğunu, müvekkili şirketlerin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul ve diğer ilgili tüm resmi makamlar ile özel denetçiler tarafından faaliyetleri denetlenen çok ortaklı halka açık anonim şirketler olduklarını, ...'nun 329. ve 405. maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketlerin tasfiye halinde olmadıklarını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların yüksek kar payı verme ve her istenildiğinde geri alınması vaadi ile davacıdan para aldıkları, davalıların eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık vasfında olduğu, bu itibarla geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı ...Ş. ve ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile davacının hukuki bir ilişkisinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, bu davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tesbitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, ....086,11 EURO'nun hisse devir ve kabul sözleşmesindeki en son ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte anılan davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. ve ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. dışındaki davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadına ilişkin olup davalılar, davacının davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin ortağı olduğunu ve ...'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların zamanaşımı def''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar, davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine hisse senedi verildiğini ve geçerli bir şekilde ortaklık ilişkisinin kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların zamanaşımı def'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosyaya sunulan pay defteri suretinden, davacının ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin ortağı olduğu sonucuna varılmakta ise de mahkemenin kararının gerekçesinde de özetlenen SPK raporunda, davalı şirketlerin resmi kayıtlardan ayrı olarak ikincil kayıtlar tuttukları belirtilmekte olup, bilirkişi incelemesine sunulan pay defterindeki kayıtların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı belli değildir. Bununla birlikte davalı ... ... İht.Mad.Paz. ve Tic. A.Ş.'nin sorumluluğuna hükmedilebilmesi, davacının ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin ortağı olup olmamasına bağlıdır. Şayet davacı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.'ye usulünce ortak olmuşsa davalı ... ... İht.Mad.Paz. ve Tic. A.Ş.'nin dava konusu meblağdan sorumlu olması mümkün olmayacaktır. Bu itibarla, Dairemizden geçen emsal dosyalarda da belirtildiği üzere tarafların iddia ve savunmaları gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirketlere ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm ticari defter ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve hazirun cetvelleri incelettirilmek suretiyle davacıya verilen hisse senedinin bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketlerin sermayesinde temsil edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı şirketin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, pay defterindeki kaydın diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların zamanaşımı def''inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...- Kabule göre de, 09.01.2012 tarihinde davalı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmış olmasına rağmen bu giderin davacı tarafından yapıldığı kabul edilerek yargılama masraflarının buna göre hesap edilmesi doğru olmadığı gibi hüküm altına alınan alacağa işletilen faizin başlangıç tarihinin de kesin ve net olarak gösterilmemesi suretiyle infazda tereddüte yol açılması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) ve (...) nolu bentlerde gösterilen nedenle mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak temyiz eden davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.