MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.09.2011 tarih ve 2010/499-2011/440 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının antika avizesinin de dahil olduğu eşyalarının ...'dan ...'a taşınması için davalı ile anlaştığını, eşyaların taşınması ve paketlemesi sırasında antika avizenin şirket elemanlarınca düşürülüp kırıldığını, davalının hasarı karşılamadığını, avizenin hasara uğraması nedeniyle davacının derin elem ve keder duyduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 EURO karşılığı 1.957,60 TL maddi tazminat ile 500 EURO karşılığı 978,80 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesiyle, maddi tazminat talebini 8.000 EURO'ya çıkartmıştır.
Davalı vekili, nakliye sözleşmesinin davacının kocası ... ile akdedildiğini, dava konusu eşyanın bir ev eşyası olması sebebiyle davada karı ve kocanın zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğunu, davacının avizeyi söküm işlemi sırasında şoförüne talimat verdiğini ve bu müdahale sonucu avizenin dengesinin bozularak bağımsız parçasının düşerek karıldığını, olayda kusurun davacıya ait olduğunu, hasarlı parçanın davalı şirket çalışanları tarafından gerekli tamiratı yapıldıktan sonra teslim edildiğini, manevi tazminat isteminin şartlarının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yanlar arasında eşya taşıma sözleşmesi bulunduğu, davacı ya da şoförünün avizeyi sökme ve indirme eyleminde bulunmadıkları, avizenin davalı çalışanlarına takılı vaziyette teslim olunduğu, sökümü sırasında hasara uğradığı, taşıma faturasına göre eşyanın paketlenmesinin davalı taşıyıcının sorumluluğunda bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.000 Euro maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ...’nca döviz satış kuru üzerinden 1 yıllık Euro mevduatına uygulanan faiz oranı ile birlikte kur karşılığının taleple bağlı olarak asıl alacak 1.957,62 TL'nı geçmemek üzere ve 500 Euro manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ...’nca döviz satış kuru üzerinden 1 yıllık Euro mevduatına uygulanan faiz oranı ile birlikte kur karşılığının taleple bağlı olarak asıl alacak 978,8 TL'nı geçmemek üzere davalıdan tahsiline, ıslah dilekçesi ile istenilen 7.000,00 Euro maddi tazminata yönelik talebin BK'nun 83/son maddesine aykırı olarak salt yabancı para cinsinden tazminat istenmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Ancak, dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hasar bedeli ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının ev eşyasının zarar görmesi sebebiyle manevi tazminata hükmedilmişse de 818 Sayılı Borçlar Kanununun 49. maddesinde gösterilen koşulların somut olayda oluştuğundan söz edilemez. Her sözleşmeye aykırılık tek başına manevi tazminatı gerektirmez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda kişilik haklarına yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir. Somut olayda, davacının şahsi haklarının saldırıya uğradığı ve zedelendiği ispat edilmediğinden manevi tazminat isteminin reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece ıslah dilekçesindeki döviz talebi nedeniyle bu kısım için davanın reddine karar verilmişse de 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi hükmü gözetildiğinde dövize hükmedilemeyecek olan hallerde zarar oluştuğu takdirde talep tarihindeki kur nazara alınarak Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle ıslah edilen kısmın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy