Taraflar arasında görülen davada verilen 10.04.2012 tarih ve 2011/358-2012/64 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinin acentesi olup, diğer davalının ise davalı acentenin faaliyetlerinden doğabilecek borçları nedeniyle taşınmazlarını 40.000,00 TL bedelle müvekkili lehine ipotek verdiğini, davalı şirketin acentelik sözleşmesinin 14.05.2009 tarihi itibariyle feshedildiğini, davalı acentenin 30.04.2009 tarihi itibariyle müvekkiline olan 284.492,58 TL borcunu ödemesi için her iki davalıya da ihtarname keşide edildiğini ancak borcun ödenmemesi nedeniyle davalılar hakkında icra takibine geçildiğini, bu kez de davalıların takibe karşı haksız olarak itirazda bulunmaları üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin ve ipotek veren üçüncü şahıs müvekkilin davacıya prim veya herhangi bir ad altında bir borcunun olmadığını savunarak, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, acentenin sigorta şirketine karşı sorumluluğunun tahsil ettiği prim alacaklarına ilişkin olup, dava konusu poliçe primlerinin acente tarafından tahsilatının yapılmadığı, bu sebeple davacının davalılardan isteyebileceği hak ve alacağının bulunmadığı, davacının takipte haksız olduğu fakat takibin yapılmasında kötüniyetli olduğuna dair herhangi bir delilin bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine, yasal koşullar oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.