MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.04.2012 tarih ve 2010/357-2012/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çoklu tasarım başvurusunda bulunduğunu başvurduğun yayınlanmasının ardından davalı şirketin kendi tasarımı gerekçe göstererek itiraz ettiğini ve davalı TPE tarafından müvekkiline ait başvurunun yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiğini, buna karşın müvekkiline ait tasarımın dış görünümünün farklı ve bu sebeple yenilik ve ayırt edicilik özelliğine sahip olduğunu ileri sürerek TPE YİDK kararın iptaline ve tescil başvurusunun devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının yerinde ve doğru olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davacıya ait tasarım başvurusunu yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bir tasarımın 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin koruma kapsamında görülebilmesi için her şeyden önce tasarım tanımı kapsamında kalmasının gerektiği, buna göre görünmeyen unsurların tasarım olarak korunmasının mümkün olmadığı, somut olayda tasarım başvurusuna konu tarifnamede, görselin otobüs yolcu koltuklarının normal kullanım sırasında görünmeyen ve döşeme altında kalan şasi profili olduğunun açıkça ifade olunduğu, bu haliyle benzerlik ve yenilik incelemesine gerek görülmeksizin tasarım tanımı kapsamında kalmaması sebebi ile tasarım olarak tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy