(6762 S. K. m. 57) (818 S. K. m. 42, 43) (556 S. KHK. m. 64, 66, 67, 68)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.2.2012 tarih ve 2008/57-2012/34 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. Karaman Odabaşı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ve tescilli birçok Renault ibareli markanın sahibi bulunduğunu, davalının işyeri, depo ve imalathanelerinde haksız ve izinsiz olarak Renaut marka ve logosu altında taklit jant kapağı imalatı ve satışı yaptığı, bu ürünleri ticari amaçla elinde bulundurduğunu, nitekim, Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığımın 2008/1058 Hz. sayılı dosyası ile, davalıya ait imalathane ve depoda yapılan aramada, 1.140 adet Renault markasını taşıyan taklit jant kapağı, 1 adet baskı yapmakta kullanılan Renault logosunu taşıyan baskı kalıbı ve bir adet üretim yapan firmaya ait kataloğun tespit edildiğini ve söz konusu ürünlere el konulduğunu, bu durumun müvekkili marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni ve refine, davalı tarafından Renault marka ve logoların taşıyan her türlü ürünün imalatının veya satışlarının önlenilmesine, müvekkilinin tescilli markaları ve ürün tasarım ve ambalajıyla açıkça iltibas yaratacak şekilde bu markaları ihtiva eden ürünlerin, ambalajlarının ve bunları ürünleri üretmeye, üzerine baskı yapmaya yarayan araç, cihaz, makine gibi her türlü vasıtaların bulundukları her yerden toplatılmasına imhasına, bu markayı ihtiva eden her cins etiket, katalog, broşür ve ticari evrakın ve sair tanıtım ve basılı malzemenin toplatılmasına, imhasına, 556 Sayılı KHK m. 64, 66/2-c, 67 ve 68 kapsamında şimdilik 1.000,00 TL. maddi ve 15.000,00 TL. manevi olmak üzere toplam 16.000,00 TL. tazminatın, dava tarihi itibariyle en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davasını ıslah ederek 49.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, elde bulunan ürünlerin stok halinde bulunduğunu ve satışının gerçekleşmediğini, davacının fiili zararının oluşmadığını, davacının jant kapaklarına dair olarak lisans uygulaması olmadığını, lisans bedeli istenemeyeceğini, müvekkilinin yaptığı eylemin markaya tecavüz niteliğinde olduğunu bilmediğini, manevi zararın oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının TPE nezdinde tescilli bulunan markalarında yer alan logonun davalı tarafça üretilen jant kapaklarında kullanılması suretiyle davacının marka hakkına tecavüz edildiği, bu durumun aynı zamanda T.T.K.'nın 57/5 maddesi kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği, davacının Türkiye'de yerleşik firma olmaması sebebiyle cirosunun tam olarak tespit edilemediği gibi, dünya çapında tanınan marka sahibi olması ve bu markalarının bir çok ülkede tescilli olması sebebiyle merkez şirket cirosunun lisans bedeline belirlemede baz alınmasının davalının pozisyonu itibariyle hakkaniyete uygun olmadığı, yine, emsal lisans sözleşmesi örneğinin de sunulamadığı, bu durumda B.K.'nun 42 ve 43. maddeleri nazara alınarak maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı markasına davalı yanın tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile men ve ref'ine, taktiren 20.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalıda ele geçirilen Renault marka ve logosunu taşıyan jant kapaklarının imhasına ve yine bu jant kapaklarını üretmeye yarayan araç cihaz ve makine benzeri vasıtalarla yine Renault marka ve logosunu taşıyan etiket, katalog ve broşür benzeri basılı reklam materyallerinin toplatılarak imhasına, karar özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve katılma yoluyla davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ıslah dilekçesinin karşı tarafa tebliği üzerine davalı vekili tarafından ıslah edilen miktara yönelik olarak zamanaşımı definde bulunulduğu halde, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin maddi tazminata yönelik olarak ıslah edilen miktarı da kapsayacak şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, kararda davalıda ele geçirilen Renault marka ve logosunu taşıyan jant kapaklarının imhasına ve jant kapaklarını üretmeye yarayan araç, cihaz ve makine benzeri vasıtalar ile Renault marka ve logosunu taşıyan etiket katalog ve broşür benzeri basılı reklam materyallerinin toplatılarak imhasına karar verilmiştir. Ancak, marka hakkına tecavüz oluşturan işaretin, üretilen jant kapaklarından başka bir yolla çıkarılması suretiyle tecavüzün giderilmesinin mümkün olup olmadığı araştırılmaksızın, yine jant kapaklarının üretimine yarayan araç, cihaz ve makine benzeri vasıtaların da münhasıran tecavüz oluşturan ürünlerin imalatına tahsis edilip edilmediği hususlarında gerektiğinde konusunda uzman bir bilirkişiden görüş alınmaksızın yazılı şekilde ürünlerin ve üretimde kullanılan makinelerin toplatılarak imhasına şeklinde karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, katılma yoluyla davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre katılma yoluyla davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy