MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.05.2012 tarih ve 2010/532-2012/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında 2008-2009 yılları arasında imzalanan hizmet sözleşmesi sırasında, 01.10.2008 tarihinde 5510 Sayılı Yasa’nın 81. maddesinde yapılan değişikliğe göre, sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik etmek amacıyla, belirtilen vasıflara ait işverenlerin sigorta prim oranının %5'lik kısmının hazinece karşılanacağının hüküm altına alındığını, davacı müvekkilinin değişikliğin yürürlüğünden itibaren bu kanun gereğince 5 puanlık indirimleri uygulamak sureti ile sigorta primlerini tahakkuk ettirerek ödediğini ancak davalı idarenin müvekkilinin söz konusu prim indirimlerini hak edişlerinden haksız olarak kestiğini ileri sürerek, 18.796,35 TL’nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kurumun prim indirimlerini Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ gereği kesmekle yükümlü tutulduğunu, davacı ile müvekkili arasında imzalanmış olan ihale sözleşmesinin 15. maddesinde de dava konusu prim indiriminin kesilmesinin kararlaştırıldığını, davacının, hazinece karşılanan prim indiriminin kesilmesine baştan muvafakat ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında belirsiz süreli hizmet sözleşmesi bulunduğu, 5510 Sayılı Kanun’un 81/ı maddesinde yapılan değişiklikle, aynı kanunun 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin birinci fıkranın a bendindeki sigorta primlerinden, işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın hazinece karşılanacağının öngörüldüğü, davalı tarafın aralarındaki sözleşmenin 15/2-c maddesine dayanarak sigorta primlerinde kesinti uyguladığı, ancak davacının özel sektör işvereni olup ihale usulüyle dava konusu işi aldığı ve bu prim indiriminden yararlanması gerektiği, bu indirimlerin davacının hak edişlerinden kesilmiş olmasının 5510 Sayılı Kanun’un 81/ı maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile toplam 18.796,35 TL’nın kesintilerin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 986,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy