MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk (... Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi’nce verilen 23.02.2012 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketin 24/11/2006 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında şirket denetçisi seçildiğini, davalı şirketin 17/06/2005 tarihinde toplantı ilanı, toplantı daveti ve diğer asli usulü işlemleri yapmadan, zaten 02/03/2005 tarihinde yapılmış olan 2004 yılı olağan genel kurul toplantısının yeniden yapılmış gibi gösterilerek bir toplantı tutanağı hazırlandığını, 17/06/2005 tarihli 2004 yılı olağan genel kurul toplantısının usulsüz olarak toplanmış olup bu toplantıda alınan bütün kararların yoklukla malul olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 17/06/2005 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların, toplantının asli işlemlerdeki usulsüzlükler nedeniyle yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ...'un davalı şirketin 24/11/2006 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ilk defa şirket denetçisi olarak seçildiği, yoklukla malul olduğunun tespitini istediği genel kurul toplantısının kendi döneminden önce 17/06/2005 tarihinde yapıldığı, ayrıca şirket denetçilerine TTK'nın 381.maddesi kapsamında açma hakkı verilen davaların da üç aylık hak düşürücü süreye tabi olduğu ve bu sürenin de iş bu dava açısından geçmiş bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.