MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2012 tarih ve 2011/231-2012/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili davalılardan ... ... Mensucat Konfeksiyon Petrol San. Tic. Ltd. Şti’ni temsil ettiğini ve müdür olduğunu belirten ...’ın müvekkili ... Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden veresiye mal aldığını, bu ticari alışveriş nedeniyle davacılardan ... Teks. Ltd. Şti. ilgilisi ... lehine, davalılardan ... Dok. Tic. Ltd. Şti. tüzel kişiliği imzalı iki adet bonoyu ...’ın düzenleyerek verdiğini, bu bonoların 25/11/2006 tanzim ve 15/01/2007 ve 15/02/2007 vade tarihli 20.000 TL. lik bonolar olduğunu, bu bonolar nedeni ile ...’ın da ... Tekstil Madencilik İnş. ve San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden davalı şirket adına aldığı malı davalı şirkete gönderip teslim ettiğini, ancak vadesi gelen ve protesto işlemi gören bonoların ödenmediğini, müvekkillerinin davalı şirket kayıtlarını incelemeleri üzerine bonolarda imzası bulunan ...’ın temsil yetkisinin 14/06/2005 tarihinde sona erdiğini öğrendiklerini, bu sebeple davalı ...’ın bonoları düzenlediği ve imzaladığı tarihte şirketi temsil ve borçlandırma yetkisi olmadığı halde, kendisini şirket yetkilisiymiş gibi göstererek bono vermesiyle yetkisiz temsil ile davalılardan ... Dok. Ltd. Şti.'’nin ise davacılardan aldığı ticari mal ve ipliğin bedelini ödememek suretiyle ve şirketi temsil yetkisi olmayan kişiyi yetkiliymiş gibi göstererek müvekkillerini zarara uğrattıklarını belirterek, 40.000 TL alacağın dayandığı alacak senetlerinin senet muhatabına ihtar tarihleri olan 17/01/2007 ve 19/02/2007 tarihlerinden işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, ... Dokuma Ltd. hakkında verilen hükmün onanmakla kesinleştiği, bu nedenle hakkında hüküm kurulmadığı, davalı ...'ın şirketteki temsil yetkisinin 14.06.2005 tarihinde sona erdiği, buna rağmen şirket adına bono tanzim ettiği, davacıları zarara uğrattığı, borçtan şahsen sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf, hakkındaki karar Dairemizin onamasıyla kesinleşen ... ... Mens. Konf. Ltd. Şirketi'nin keşidecisi olduğu bononun yetkili olmadığı halde davalı ... tarafından imzalandığını ileri sürerek, bono bedelinin her iki davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece verilen ilk kararda, her iki davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar tarafından temyizi üzerine davalı şirket hakkında verilen karar onanmış, davalı ... yönünden ise davalı şirketin bu bonoya dayanarak mal aldığı ve bu bonoya şirketin icazet verdiği kabul edildiği halde şirket adına imzaladığı senetler davalı şirketçe benimsenen anılan davalı hakkında da yasal dayanakları gösterilmeden şahsen sorumluluğuna dair hüküm tesisisinin hatalı olduğuna işaret olunarak karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı ...'ın yetkili olmadığı dönemde bono tanzim ettiği gerekçesiyle, davanın bu davalı yönünden de kabulüne karar verilmiştir. Oysa, Yargıtay’ın bozma ilamına uyulması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğar. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmesi yükümlülüğü meydana gelir. Mahkemenin hem bozma kararına uyması, hem de sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılmaz ve bu husus başlı başına bozma sebebi sayılır.
Bu itibarla, mahkemece Daremizin bozma ilamında davalı ... yönünden davanın reddi gerektiği hususuna işaret olunduğu halde, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yaranına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy