Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 04/04/2012 tarih ve 2011/119-2012/141 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/02/2014 günü hazır bulunan davacı vekili ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı çalışanları tarafından dövülerek hareket halindeki trenden atılması sonucunda iki bacağının diz altında koptuğunu, bu nedenle protez kullanmak zorunda kaldığını, ilk protezini 16.05.2006 tarihinde aldığını, (32.184) TL ödediğini, protezin iki yılda bir kez bakımının yapılmasının gerektiğini, (3.950) TL tutarındaki ilk iki yıl bakım ücretinin ömür boyu tekrarlanacağını, ayrıca protezin beş yılda bir kez değiştirilmesi gerektiğini, müvekkilinin bu nedenle de 20.01.2011 tarihinde (37.260) TL ödeme yaptığını ileri sürerek, tüm bu zararların tazmini için şimdilik (8.000) TL'nin 30.11.2004 olay tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 16.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini (156.762) TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının mevcut yaralanması nedeniyle ilk protezini 16.05.2006 tarihinde aldığı, ömür boyu protez kullanılması, bakımı ve değişiminin gerekli olduğu, davanın niteliği gereği ilk protez tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği, olayda tüm kusurun davalı görevlilerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, (156.762) TL'nin 16.05.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece davacının sonraki yıllarda takacağı tüm protez bedellerine, ilk protezini taktığı 16.05.2006 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesinde bir isabetsizliğin olmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
.../...
-2-
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğuna ve TTK'nın 4'üncü maddesi hükmü uyarınca Taşıma Hukuku TTK'da düzenlenmiş olup mutlak ticari iş niteliğini haiz olduğuna göre, somut uyuşmazlıkta da talep halinde davacı yararına hükmedilen alacağa ticari nitelikte temerrüt faizi yürütülmesi gerektir. Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde de ticari faiz talebinde bulunulmuştur.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına hükmedilen maddi tazminat için 3095 sayılı Kanun'un 4489 SK. ile değişik 2. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen n kısa vadeli avans kredilerinde uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faiz yürütülmesi doğru değilse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının 2. satırındaki “yasal” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, “avans” ibaresinin eklenmesine, kararın HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8.378,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 13/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy