MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.12.2011 tarih ve 2009/1292-2011/2342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya taşıma hizmeti verdiğini, ancak verdiği hizmet karşılığı düzenlendiği fatura bedelinin davacı tarafından ödenmediğini, alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibine haksız olarak kısmi itirazda bulundukların ileri sürerek itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taşıma hizmeti verdiğini, ancak bu hizmetlerinin bedelini tek başına belirlediğini, bu konuda taraflar arasında anlaşmazlık çıktığını, davacının verdiği hizmete ilişkin rayiç bedellerin belli olduğunu, davacının bunun üzerinde talepte bulunduğunu, alacağın belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle icra inkar tazminatı talep edilmeyeceğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalıya yaptığı iş karşılığı toplam 5.251,00 TL alacaklı bulunduğu, davalı tarafça 2.000,00 TL'nin kabul edildiği, mükerrer tahsil edilen 700,00 TL indirildiğinde davacının 2.651,00 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.651,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi olan 09/07/2008 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazla talep edilen miktar üzerinden %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar koşullar oluşmadığı halde davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru değilse de aleyhe temyiz olmadığından bu hususun bozma nedeni yapılamayacak olmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 141,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.