MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.03.2012 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, hava yolu ile taşımacılık yapan müvekkili adına, ticari ilişki içinde olduğu ...'da mukim ... . Firması tarafından gönderilen 01.07.2003 tarihinde 9.500 USD, 07.11.2003 tarihinde 8.417,20 USD, 09.12.2003 tarihinde 12.484,20 USD, 29.01.2004 tarihinde 7.876,20 USD, 05.04.2004 tarihinde 1.500 USD tutarlı toplam 39.777,60 USD havalenin, davalı banka tarafından müvekkiline ait olmayan 9093768 numaralı hesaba alacak kaydedildiğinin öğrenildiğini, müvekkili adına gelen paranın davacıya ait olmayan bir hesaba alacak kaydedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek havale bedellerinden 9.500 USD'nin 01.07.2003 tarihinden, 8.417,20 USD'nin 07.11.2003 tarihinden, 12.484,20 USD'nin 09.12.2003 tarihinden, 7.876,20 USD'nin 29.01.2004 tarihinden, 1.500 USD'nin 05.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, BK'nın 60. maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, esasa ilişkin olarak da, ödeme yapılan hesap sahibinin davacı şirketin satın alma müdürü olan ... olduğunu, davacıdan gerekli teyitler yapılarak bizzat davacının onayı ile havale tutarlarının davacının satın alma müdürü olan ... hesaplarına ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın söz konusu işlemi davacının muvafakati ile yaptığını ve aralarında süre gelen benzer uygulamalar olduğu iddiasını ispat edemediği, davacı adına gelen havaleleri ihbar olunan ...'nın hesabına aktaran davalının olayda kusurlu bulunduğu, ...'nın davacı şirketin satın alma müdürü olmasının davacı adına gelen havalelerin bu kişinin şahsi hesabına alınmasına gerekçe olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 39.777,70 USD'nin 20.05.2008 tarihinden itibaren ... Bankaları'nın USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt dışından davacı adına gelen paranın ihbar edilen ...'ya ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili delil listesinde diğer delillerin yanısıra ihbar edilen hakkındaki soruşturma dosyasına da dayanmıştır.
Dosyaya ibraz edilen, soruşturma dosyası ve içeriğindeki bilirkişi raporundan, davacı şirketin satış müdürü olan ...'nın soruşturma kapsamındaki diğer kişilerle birlikte davacı şirket ortaklarına haber vermeden başka paravan şirketler kurduğu, davacı şirketin uçaklarına bakım yapılmış gibi göstererek kurulan şirketlere para aktardığı, ...'nın ...Bankası'nda bulunan hesabına yurt dışından yüklü paralar geldiği ve ...'nın bu eylemlerinin TCK'nın 158. maddesindeki dolandırıcılık suçunun maddi unsurlarını oluşturduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece öncelikle davacı şirketin satış müdürü olan ... hakkındaki ceza davasının sonucu beklenmeli ve yurt dışına satışı davacının mı yoksa ...'nın mı yaptığı hususu üzerinde durularak paranın kime ait olduğu belirlenmeli ve bundan sonra bankanın gönderilen havale dekontunda havale alıcısı ile hesap numarasının örtüşmemesine rağmen ödeme yapmakta kusurlu olup olmadığı üzerinde durularak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy