Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 07.05.2012 tarih ve 2008/327-2012/105 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili inlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, keşidecisi davalı ... olan, it, toplam 89.480.212.000 TL bedelli 8 adet çekin dava dışı tarafından ciro edilerek, sonuçta müvekkilinin hamil olduğunu, bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi sonrasında borçlu ...’ın imza inkarında bulunduğunu, anılan davalının bankadaki işlemlerinin oğulları davalı ... ve dava dışı arafından takip edildiğini, aynı banka şubesine ait ve aynı şekilde keşide edilen bir kısım çeklerin davalı ... tarafından ödendiğini, bu davalı hakkında, 16.03.2001 tarihinde haciz tutanaklarında “Borçlu söz alarak, borçtan haberim yoktur. İşlerimi oğlum takip etmektedir. Olaydan şimdi haberim oldu.”şeklinde beyanda bulunduğunu, işlerini oğluna verdiği yetkiye binaen yürüttüğünün davalı ... tarafından kabul edildiğini, ancak ödeme güçlüğü içine düşmesi nedeniyle bu kez imza inkârı yoluna gittiğini, temsil yetkisi olmadığı halde bir gerçek kişi veya tüzel kişi adına düzenlenmiş olan senetlerden bir kısmı kabul edilerek ödeme yapılmış olması halinde, benimseme durumunun söz konusu olacağını, aynı kimsenin imzaladığı diğer senetler yönünden onun yetkisiz olduğunun ileri sürülmesinin MK'nın 2. maddesindeki iyi niyet kaideleri ile bağdaşmayacağını, kendisinin oğulları ... ve tarafından temsil edildiğini benimseyen davalı ...’ın dava konusu çeklerden de sorumlu olacağını ileri sürerek, toplam 89.480.212.000 TL'nin 08.02.2001 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte her iki davalıdan, ayrıca 35.600.000.000 TL inkar tazminatı ile 4.474.000.000 TL %5 çek tazminatının davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yapılan inceleme sonucu dava konusu çekteki imzanın müvekkili ...’a ait olmadığının belirlendiğini, davacı
.../...
-2-
tarafından ileri sürülen diğer belgelerdeki imzaların da müvekkilince kabul edilmediğini, davacı taraf iddiasının varsayımlara dayandığını, davalı ...’ın daha önce kendi adına düzenlenmiş ve üzerinde inkar edilen imzalara benzer imzaların bulunduğu bir takım çekleri ödemiş olmasının, bu çekler üzerindeki imzaları ve bu çekleri kabul ettiği anlamına gelmeyeceğini, müvekkilinin bu çek bedellerinin istirdadını isteme hakkı bulunduğunu, çeke ciro yolu ile hamil olan davacı ile müvekkili arasında bir ticari ilişki de bulunmadığını savunarak, davanın reddini, haksız ve dayanaksız alacak iddiasında bulunan davacı aleyhine alacağın %40’ı oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takibe konulan 8 adet çekteki imza ile aynı bankaya ait davalılar tarafından imzalandığı ve ödendiği iddia edilen çeklerdeki imza ve yazıların davalıların eli mahsulü olmadıkları, çalışma yapılarak taklit edilmek suretiyle atılmış bulundukları, İcra Tetkik Mercii dosyasında alınan bilirkişi raporunda da çeklerdeki imzanın davalı ...'a ait olmadığının tespit edildiği, davanın kabulüne karar verilerek kesinleştiği, davalılar ile başka kişi hakkında açılan ceza davasının beraatle sonuçlandığı, dava dışı çeklerin grup grup taklit edilmek suretiyle imzalandığı, ancak huzurda alınan yazı ve imza örnekleri de irdelenmek suretiyle alınan raporlarda çeklerdeki yazı ve imzaların davalılara ait olmadıklarının tespit edildiği, davacı bazı grup çeklerin davalılar tarafından ödendiği, bu nedenle davaya konu olan çekleri de ödemeleri gerektiği iddiasını ispat edemediği, çekler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporlarda davacının bu iddiasının doğrulanmadığı, davalılardan ...'ın babası ... adına vekaletsiz iş görme veya eylemi bizzat gerçekleştiren şahıs olarak sorumlu olduğu iddiasının da sabit olmadığı, kötüniyet tazminatı koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 04.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy