MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2012 tarih ve 2010/147-2012/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ''...'' markasıyla iltibas oluşturan davalı adına tescilli 2009/22800 sayılı ''... şekil'' markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini, davalının ticari ünvanında yer alan aynı ibarenin terkini ile “...” alan adının davalı tarafından iptal ettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markasının tanınmış olmadığını, markalar arasında iltibasa yol açıcı benzerlik bulunmadığını, sınıfların farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında çok güçlü görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, davacının marka kapsamındaki tıbbi ve kozmetik ürünlerin de yer aldığı 03, 05 ve 10. sınıflar için, davalı markasının ise 03, 05, 10, 29, 30, 35. sınıflar için tescilli olduğu. 03, 05 ve 10. sınıflar aynı 29 ve 30. sınıfta yer alan ürünlerin, tıbbi ürün ve gıdalarla bağlantılı sektörlerle ilişkili olup bunların tanımlayıcısı niteliğinde ve benzer ihtiyaçları karşılayan ürünler olduğu, diğer 35. sınıf ise ayrıca davacının ticari ünvanı da aynı ibareden oluşup ... Konvansiyonu 8. madde gereğince tescilsiz olarak Türkiye'de korumadan yararlandığı ve bilirkişi raporuyla markanın tanınmış olduğu kabul edildiği, iptali istenen alan adı yurt dışında tahsis edilmiş olup ülkesellik prensibi gereğince mahkemenin bu konuda görevli olmadığı, ayrıca alan adının iptal ettirilmesi için Mahkemece davalıya talimat verilmesine ilişkin yasal düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle markanın tüm sınıflar için hükümsüzlüğüne ve ticari ünvandan ibarenin terkinine, iptali istenen alan adına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı vekilinin 06.09.2012 havale tarihli temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı, bu durumda süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4 ncü maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 103,50 TL temyiz başvuru harcı ile 24,30 TL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy