MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2012 tarih ve 2011/474-2012/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkiline sigortalı tekstil atölyesinin su borusunun patlaması sonucunda içerisindeki emtialarla birlikte hasara uğradığını, sigortalısının ihbarı üzerine açılan hasar dosyası ve yapılan eksper incelemesi ile 107.244,32 TL hasarın tespit edildiğini, 2.100 TL sovtaj değerinin düşülmek suretiyle meydana gelen hasarın 105.144 TL olarak tespit edilerek 10.12.2010 tarihinde sigortalıya ödendiğini, halefiyet ilkesi gereği rücu hakkının doğduğunu, davalıların bina maliki ve kiralayanı olduğunu, sigortalısı tarafından tekstil üzerine iş yapmak üzere kiralandığını, taşınmazın yapım ve bakım eksikliği nedeniyle hasarın oluşması nedeniyle bina maliklerinin meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını iddia ederek ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; müvekkilerinin binanın iştirak halinde maliki olduğunu, taşınmazın müvekkilleriden ... tarafından dava dışı ...'ya kiralandığını,adı geçen sigortalının sigorta şirketinden para almak için kasten suyu açık bıraktığını, üst kattakilerin olay günü su sesini duyduklarını binanın dışındaki vananın kapatıldığını, kiracının haberdar edilip geldiğinde sadece lavabonun yanındaki alanda ıslaklık görüldüğünü, müvekkillerini iş yerinden çıkarıp bir süre içeride kaldığını, tekrar su vanasını açtığını, kendisine sorduklarında önemli olmayıp sorunun giderildiğini ifade ettiğini, kötü niyetli olarak eylemin gerçekleştiğini, konu ile ilgili Savcılığa şikayette bulunulduğunu, olaydan 4 gün sonra hasara neden olan iş yerinin duvar yüzeyinden geçen borunun onarımının yapıldığını, eksperin su borusunun patladığı ve iş yerinin su dolu olduğu yönünde gözlem ve raporunun olmadığını, çekilen fotoğraflarda patlamış su borusunun bulunmadığı, kesin hasar kaynağının gösterilemediğini, iş yerinin bakımından kiracının sorumlu olduğunu, projede olmayan kiracı tarafından yapılan lavaboya ait su borusunun yapımından sorumlu olmadıklarını, fatura konusu malların iş yerinde tutulup tutulmadığının tespit edilemediği, hasar gören malların fatura konusu mallar olduğunun bilinemediği, piyasa değerlerinin tespit edilemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;dava konusu borunun duvar yüzeyine açık bir şekilde monte edildiği, bu tip montajlarda, boruların harici darbeler neticesinde, delinmesinin kırılmasının mümkün olduğu, bu tip boruların, su basıncına dayanıklı, mukavemeti yüksek ürünler olduğu, harici bir darbeye maruz kalmamaları halinde, su basıncıyla patlamalarının mümkün olmadığı, olayın meydana gelmesinde, davalılara binanın yapımından veya ihtimamsızlıktan ötürü bir kusur yüklenemeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy