MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 22. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.06.2012 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 30/11/2007 tarihinde “... Hizmet Binalarının Temizlik Hizmetleri Alımı İhalesi Sözleşmesi” tanzim edildiğini, müvekkilinin davalı tarafa verdiği hizmetin karşılığı olarak, davalı tarafa 5510 sayılı Kanun'dan doğan işveren prim indiriminin olduğunu, faturaları keşide edip bedellerini tahsil ettiğini, ancak davalının hak ediş ve faturaların tanzimi sırasında 5510 sayılı Yasa'nın 81. maddesine, 5763 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile ilave edilen “ı” fıkrasına göre müvekkili şirketin çalıştırdığı işçilerin sigorta primlerinden işveren hissesine isabet eden 5 puanlık kısmın ödenmeyeceğini, söz konusu indirimden istifade edecek olanın kendi idareleri olduğunu, bu bedelin faturada mahsubu sureti ile gösterilmesi gerektiğini ve faturaları bu şekilde keşide edilmesi halinde söz konusu ödemelerin yapılacağını beyan ettiğini, müvekkilinin de faturaları davalının hak edişi ancak bu şekilde ödeyeceği beyanı karşısında kendisine ait indirimleri faturada mahsup göstermek sureti ile keşide ettiğini, müvekkilinin bu şekilde hazinece kendisine sağlanan indirimi alamadığını ileri sürerek 104.092,41 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 26/05/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çıkartılan geneldeki düzenlemeler dikkate alındığında, taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen hizmet akdinin yerine getirilmesi sırasında çalıştırılan işçiler yönünden asıl işverenin davalı olması nedeni ile davalının davacı şirkete ödeyeceği hak edişten yaptığı kesintinin yerinde olmadığı gerekçesiyle 104.092,41 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.564,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy