MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/10/2011 tarih ve 2010/228-2011/970 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yetkilisi olduğu ... ile davalı banka arasında 16.06.2005 tarihinde genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin bu sözleşmeyi müşterek borçlu, müteselsil kefil olarak imzaladığını, müvekkilinin T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü'nden yaşlılık aylığı aldığını, davalı Bankanın kredi borcu nedeniyle müvekkilinin maaşının bulunduğu hesapta bulunan birikmiş maaş ödemeleri ve düzenli maaş ödemesi olan paraları kredi borcuna ilişkin olarak herhangi bir icra takibi ve haciz yapmadan virman suretiyle tahsil ettiğini ve toplam 7.758,54 TL kesinti yaptığını, İİK'nun 83/son maddesi gereğince maaşın ¼’nden fazlasının haczinin mümkün olmadığını, bu meblağın ¼ ünün düşülmesi halinde 5.818,94 TL'nın hukuka aykırı bir şekilde kesildiğini, ileri sürerek, kesintilerin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline ve yaşlılık aylığından yapılan kesintilerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Bankanın, davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğu ...'ne 16.06.2005 tarihinde 30.000 TL'lik borçlu cari hesabı açarak kullandırdığı, dava dışı iş bu şirketin kullandığı krediyi süresinde ödemediğinden, borcun ödenmesi yönünde ... Noterliğince düzenlenen 30.04.2009 tarih ve 5989 yevmiye nolu ihtarnamenin keşide edilerek 30.04.2009 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, ihtara rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle ilamsız icra takibi yapıldığı, davacının davalı Bankadan yaşlılık maaşı aldığı ve davacının davalı Bankaya sunmuş olduğu 25.09.2009 tarihli dilekçesi ile borcuna karşılık emekli maaşının tamamının kesilmesi hususunda muvafakat ettiğini bildirdiği, bu durum itibariyle davalı Bankanın, davacının maaşından yapmış olduğu kesintilerin, davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu 16.05.2005 tarihli sözleşmeye ve davalının Bankaya sunmuş olduğu 25.09.2009 tarihli dilekçesinde yer alan muvafakatına dayalı olduğu, İİK.'nun 83/Son maddesi uyarınca maaşın ¼ ünden fazlasının haczinin mümkün olmadığı ve yasanın bu maddesi uyarınca davacının aldığı maaşından ¼ oranında mahsup yapılabileceğinin sözleşme ile kabul edilebileceği, bunun dışında tüm maaşının bankanın alacağı için baştan feragatinin geçersiz olacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5.818,91 TL’nin her bir kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 103,50 TL temyiz başvuru harcı ile 397,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy