MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.03.2012 tarih ve 2011/310-2012/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ ....220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ... ile davalı arasında ....09.2008 tarihinde müvekkiline ait marketin davalıya devri konusunda imzalanan “Devir Protokolü”ne göre, müvekkilinin Esnaf Kefalet Kooperatifi'nden çektiği ve kefilleri diğer müvekkili ... ile dava dışı ... olan borcun davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalı tarafından bu borcun ödenmemesi nedeniyle, dava dışı Kooperatifçe müvekkili ve kefilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu sırada dava dışı kooperatif ile müvekkilleri arasında borcun ödenmesi konusunda anlaşmaya varılarak borcun 9.770.00 TL'nin müvekkillerinden ... tarafından ödendiğini ileri sürerek, sözleşmeye uyulmaması nedeni ile şimdilik 9.775.00 TL alacağın dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımının dolduğunu, davacılardan ...’in müvekkili ile diğer davacı arasında imzalanan sözleşmenin tarafı olmadığından husumetinin bulunmadığını, sözleşmeye göre bir işletme devrinin olmadığını bu nedenle sözleşmenin konusuz kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu işyerinin davalının oğlu tarafından kiralandığı ve onun adına işletildiği dikkate alındığında işletme devrinin gerçekleştiği ve sözleşmeye göre devralan davalının işletmenin borçlarından sorumlu olduğu, icra takibine konu alacağın davalı tarafından yüklenildiğinin sözleşmede yeraldığı, kredi borcunu kefil sıfatı ile ödeyen davacı ...'in asıl borçluya başvuru hakkının bulunduğu, davacı ... ... tarafından kendi adına yapılan bir ödeme olmadığından talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davacı ... ...'nun davasının reddine, davacı ...'in davasının kısmen kabulü ile 9.770.00 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 521,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy