MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.01.2012 tarih ve 2011/23-2012/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... Valiliği İl Özel İdaresi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, vekili şirket tarafından sigorta örtüsü altına alınan işyerinin bulunduğu çarşıda 24.12.2003 tarihinde meydana gelen yangın sonucunda sigortalı iş yerinin zarar gördüğünü, müvekkili tarafından sigortalıya 51.000 TL ödeme yapıldığını, işyerinin bulunduğu çarşının ... İl Özel İdaresi'ne ait olduğunu, bu davalının yangından korunma yönergesi şartlarına uymadığını ve bina maliki sıfatı sebebiyle sorumlu olduğunu, itfaiye raporuna göre davalı gerçek kişilerin yangına sebebiyet verdiklerini, diğer davalıların da yangının meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 51.000 TL tazminatın 5.000 TL’sinin 29/12/2003, 46.000 TL’sinin 10.02.2004 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... İl Özel İdaresi, ... ve ... vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlar diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı il özel idaresinin sigortalı iş yerinin bulunduğu iş merkezinin maliki ve işleten konumda olduğu, bu sebeple Borçlar Kanunu'n 58'inci maddesi uyarınca sorumlu olduğu, yanıcı maddelerin satıldığı dükkanların da bulunduğu böylesine büyük bir iş merkezine günün teknolojisine uygun olarak merkezi jeneratör ve yangın çıkması halinde devreye giren otomatik yangın kesici tertibatı kurmaması sebebiyle sorumluluğunun bulunduğu, dava dışı kiracının eyleminin bu sorumluluğu ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, elektriklerin kesilmesiyle yangın arasına somut bir illiyet bağının bulunmadığı,
yangının meydana geliş şekli dikkate alındığında davalı belediyeye yöneltilen sorumluluk ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının bulunmadığı, diğer davalıların ise işyerinin kiracısı ve çalışanı olup, sorumlulukların haksız fiile dayalı olduğu gerekçesiyle, davalılar ... Valiliği İl Özel İdaresi, ... ve ... hakkındaki davaların kabulü ile 51.000 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte bu davalılardan tahsiline, diğer davalılar hakkında açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... Valiliği İl Özel İdaresi vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve mümeyyiz davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı ve mümeyyiz davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 454,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05.06.2013 tarihinde çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı, davalılardan ... İl Özel İdare Müdürlüğü'ne izafeten ... Valiliği aleyhine açtığı davada, bu davalının, bina sihibi sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine göre, bina sahibi, binanın yapım bozukluğu ve bakım eksikliğinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Ancak, mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunun varlığı halinde, bina sahibi sorumluluktan kurtulabilir.
Dava konusu zarara neden olan yangının, binanın yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden kaynaklanmadığı, üçüncü kişi durumunda bulunan davalı ...'ın ağır kusuru nedeniyle, zararla yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasındaki illiyet bağının kesildiği anlaşıldığından, davalı İl Özel İdaresi Müdürlüğü'ne izafeten ... Valiliği aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Bu nedenle, davalı İl Özel İdare Müdürlüğü'ne izafeten ... Valiliği vekilinin temyiz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğundan, sayın çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.