MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/05/2012 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile davalı ... Endüstrisi A.Ş. arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalının 2009 yılı sonu itibari ile 67.573,97 TL davacıya borçlu olduğunu, bu alacağa ilişkin olarak başlatılan takibe, davalının haksız olarak itiraz ettiğini, oysa taraflar arasında 11.03.2008 tarihli taşıma sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 31.12.2008 tarihinden itibaren aynı şartlarla devam ettiğini ve bu nedenle davalıdan alacaklı olduklarını ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, asıl dosya davalısı ... Çelik A.Ş’nin şirketi tüm mameleki ve fabrika işçileri ile birlikte davalı ... Demir Çelik Ltd. Şti'ne devir ettiğini, ancak devrin muvazaalı olarak fabrikanın kiraya verilmesi şeklinde gösterildiğini, BK’nun 179. maddesinin amir hükmüne muhalefet edilerek ... Çelik A.Ş’nin alacaklılarından mal kaçırmak amacı ile ticari sicile devri bildirmeden fiili olarak devir yaptıklarını, bu nedenle davalı şirketlerin takip konusu borçtan birlikte sorumlu olduklarını ileri sürerek, 67.573,97 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Demir Çelik Ltd. Şti’den tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, taraflar arasında mevcut olduğu iddia edilen alacak yönünden mutabakat bulunmadığını, davalının temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle faiz talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Demir Çelik Ltd. Şti. vekili, her iki şirketin iki farklı şirket olduğunu, davacıya bir borçlarının olmadığını, dava dilekçesinde danışıklı olduğu iddia edilen işlemlere ilişkin davacının delilinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ile asıl dosyadaki davalı defter ve belgelerinin birbirlerini teyit ettiği, faturaların her iki tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu, her iki taraf defterine göre alacak miktarının 67.573,97 TL olduğunun anlaşıldığı, takip konusu faturaların birleşen dosya davalısının defterinde kayıtlı olmadığı, davalının defterlerinin ibraz onayının yapıldığı, davacı ile birleşen dosya davalısı arasında dava dışı ticari ilişki nedeniyle davacının, davalıdan 79.419,90 TL alacaklı olduğu ancak bu alacağın davanın konusunu teşkil etmediği, davacı vekilinin davalı şirketlerin danışıklı olarak birleştiklerini ileri sürüp, buna dayanak olarak da aynı adreste faaliyet göstermeleri, aynı işçilerin ve elemanların çalışıyor olmasını gösterdiği, ancak her iki şirketin ayrı ayrı faal olduğu, fakat aynı adreste faaliyet gösterdikleri, Yasa'nın öngördüğü biçimde ve gerekli şartlar yerine getirilerek bir birleşmenin söz konusu olmadığı, davacının bu konuda davalılar arasında birleşmeyi kanıtlayacak delil ve belgelerinin de bulunmadığı, bu nedenle davalılardan ...'in diğer davalının borcundan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, nitekim ... hakkında yaptığı taşıma ile ilgili olarak davacının bu şirket adına fatura düzenlediği ve her iki şirketin karşılıklı olarak bu faturaları defterlerine kayıt ettikleri, bu hususun da her iki şirketin ayrı ayrı şirketler olduğuna, birleşmenin fiilen de olsa gerçekleşmediğine karine teşkil ettiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatı tutarı olan 27.029,60 TL’nın davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında ileri sürülmesinin mümkün bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 27,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy