MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 38. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2012 tarih ve 2011/113-2012/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri (birleşen dosya davalısı vekili katılma yoluyla) tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...Ş.'den kullandığı bir kredinin teminatı olarak ... tarafından keşide edilen çeki davalı Bankaya verdiğini, çekin davalı Bankaca kaybedildiğini ileri sürerek çek bedeli olan 16.000,00 TL'nin keşide tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davacının temlik cirosu ile müvekkiline teslim ettiği çekin teminata alınmasını ve vadesinde borcundan mahsup edilmesini istediğini, çekin kaybolduğunu, çek iptali kararının alındığını, kredi borcunun ödenmediğini, bu durumda keşideci ...'in müvekkili Bankaya borcunun devam ettiğini, keşideci hakkında takip başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen dosyada davacı ...Ş. vekili keşideci borçlu ... aleyhine açtığı davada, keşidecinin 17.06.2008 tarihinde 16.000,00 TL bedelli çeki keşide ettiğini, anılan çekin ...... ve ... Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından temlik cirosu ile müvekkiline teslim edildiğini, çekin kaybından sonra iptal kararı alındığını, çek bedelinin tahsili için başlatılan takibe davalı keşidecinin itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini, %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosya davalısı ... vekili, müvekkilinin kayıtlarına göre böyle bir çekin imzalanmadığını, imzaya itiraz ettiklerini, davacı Banka ile müvekkili arasında bir ticari ilişkinin ve hamil Bankanın müvekkiline müracaat hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini, kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada dava ön şartı olan keşideciye karşı takip yapılıp, semeresiz kalması halinde aciz belgesi alınması şartının yerine getirilmediği, en azından aradaki temel ilişkiye dayanılarak alacak davası açılması gerektiği, birleşen davada ise, davacı ile davalı arasında doğrudan bir ilişki olmadığı, davalının imzasını inkar ettiği, çek aslının bulunmadığı, imza incelemesinin yapılamayacağı gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri (birleşen dosya davalısı vekili katılma yoluyla) temyiz etmiştir.
1-Asıl dava yönünden, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl dava davacısı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Birleşen dava yönünden yapılan incelemede, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece, birleşen dosya davacısı Banka ile çek keşidecisi arasında doğrudan ilişki bulunmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmesi, zayi nedeniyle iptal kararı alan Bankanın keşideciye çek bedelinin tahsili için TTK'nın 564/1 maddesi uyarınca dava açabilecek olması nedeniyle yerinde değilse de davalı keşidecinin çeki imzalamadığına yönelik savunması ve davacı Bankanın iddiasını ispata yarar başkaca delil ibraz edememiş olması neticesinde birleşen davanın reddine karar verilmesinin doğru olmasına göre, birleşen dosya davacısı Banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3-Birleşen dosya davalısı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı Banka 16.000,00 TL tutarındaki çek bedelinin tahsili için yaptığı takibe itirazın iptalini talep etmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi gereğince konusu para veya parayla değerlendirilebilen davalarda tarifenin üçüncü kısmına göre nispi vekalet ücretine hükmetmek gerekirken somut olayda uygulanması mümkün olmayan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesi uyarınca maktu ücreti vekalete karar verilmesi davalı yararına bozmayı gerektirmiş ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosya davacısı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosya davalısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 2/a fıkrası çıkartılıp yerine “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.920,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin hüküm fıkrasına eklenerek bu şekli ile davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ... Cam ve Ayna Sanayi Tic. A.Ş.'den alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 27,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı/birleşen davada davacı ...Ş.'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden birleşen davada davalı ...'e iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy