Taraflar arasında görülen davada verilen 08.05.2012 tarih ve 2011/47-2012/106 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.03.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı adına Ağustos 2006-Şubat 2007 arasındaki dönemde 987524 sayılı 84 adet spesifik nakliyat sigorta poliçesi, mart 2007-kasım 2007 arası dönemde 1179360 sayılı abonman poliçe kapsamında 131 adet spesifik nakliyat sigorta poliçesi olmak üzere toplam 215 adet spesifik nakliyat sigorta poliçesi düzenlendiğini, poliçeler karşılığında 8.391,93 TL+10.801,69 TL olmak üzere toplam 19.193,62 TL prim borcunun doğduğunu ancak geçen süre içinde prim borcu ödenmediğini ileri sürerek müvekkilı şirket tarafından tanzim edilen nakliyat poliçeleri prim alacakları toplamı 19.193,62 TL’nin poliçelerin tanzim edildiği ilgili ayı takip eden ayın birinci gününden (01/04/2007) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta işlemlerinin vasıtasıyla yaptıklarını, davacı ile doğrudan doğruya bir ilişkilerinin olmadığını, ayrıca düzenlenmiş olan tüm poliçe bedellerinin de ödenmiş olduğunu ve her hangi bir borçlarının bulunmadığını, davacı şirket tarafından acentesi ile sorunu çözmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta sözleşmenin tarafı olan davalı şirketin acentesi konumunda olup husumete itirazının yerinde olmadığı, davalı şirketin prim borcunun ödendiği şeklindeki savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 19.193,62 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 171.93 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy