MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.06.2012 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafın muhtelif tarihlerde müvekkili kargo şirketi aracılığıyla kargo taşıttırdığını, taşıma bedellerinin süresinde ödenmemesi üzerine davalıya 7.098,63 TL taşıma bedelinin ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, ancak ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe konu borcun 6.034,00 TL'lik kısmına itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu iddia ederek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı firmaya muhtelif taşımalar sırasında hasar meydana gelen cihazların bedeli olan toplam 6.034,00 TL’nin müvekkil idare hesabına yatırmasının talep edildiğini,ancak davacının ödemeyi yapmadığını bu nedenle takibin 6.034,00 TL'lik kısmına itiraz edildiğini, itirazın doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının emtiayı 28.7.2009 tarihli teslim fişinde eksiksiz teslim edildiğini ileri sürdüğü ancak yine davacı tarafından dosyaya sunulan ATF bilgilerinde 28.07.2009 tarihli kargonun 1 adet eksik teslim edildiğinin kayıt altına alındığı, bu durumda 1 adet eksik teslimat olduğunun davacı belgeleri ile doğrulandığı görüldüğünden davacının tam teslim edildiğine ilişkin tesellüm fişinin geçerliliğini yitirdiği, cihaz üzerinde temin edilen başka bir adaptör ile inceleme yaptırılması sonucu cihaza elektrik geldiği ancak cihazın görüntü vermediğinin tespit edildiği, davaya konu cihazın video kayıt cihazı olması nedeni ile asıl işlevinin görüntü vermek olduğu, chazın kolisiz ve adaptörsüz olarak davalıya teslim edilmesinde kusurun davacıda olduğu, sözleşme 28. maddesi uyarınca davacının zararı karşılama yükümlülüğünün olduğu ve taşıma bedelini davalıdan talep edemeyeceği gerekçesiyle 5.682,00 TL'ye yönelik davanın reddine 352,00 TL'ye yönelik itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 26/06/2012 tarihi itibariyle 1.690,00 TL'dir. Dava dilekçesinde toplam 6.034,00 TL kargo ücreti yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istenmiş, mahkemece fazlaya ilişkin istem reddedilerek 352,00 TL kargo ücreti yönünden takibin iptaline karar verilmiştir. Mahkemece kabul edilen kısım yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının kendi düzenlediği belgede eksik teslimi kabul etmesi ve kaybolan cihazın da teknik olarak işlevini yerine getiremeyeceğinin anlaşılmış bulunmasına, davalının sözleşmeden kaynaklanan haklarını kullanarak davacının hakedişinden kesinti yapmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.