MAHKEMESİ : ... ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 08.05.2012 tarih ve 2011/105-2012/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ... 'de de TPE nezdinde "... " ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, bu markanın sektörde tanınmış bir marka haline geldiğini, davalının "... " ve "... ..." ibareli markaları TPE nezdinde tescil ettirdiğini, davanın bu markalarının müvekkilinin markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gösterdiğini, markaların kapsadığı sınıfında aynı olduğunu, iki tarafın markalarının birbiriyle karıştırılma ihtimalinin olduğunu, davalının markasını tescil ettirdiği şekilde değil müvekkilinin markalarına benzeterek kullandığını, bu durumun müvekkilinin marka hakkının ihlal ettiğini, haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının haksız kazanç elde ettiğini, müvekili şirketin markalarının itibarına zarar verdiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, davalı adına tescilli 2009 26024 numaralı "... " ibareli ve ... numaralı "... " ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, sahibi olduğu ve yıllardır kullandığı markanın ... kelimelerinin başharflerinden türetilmiş kendisine ait özgün bir marka olduğunu, yerel bazda iyi bir firma olduğunu, taklitçi olmadığını, patent başvurusu yaptığında davacı tarafın yasal sürede itirazda bulunmadığını, davacının 25.000,00 TL vermeyi kabul ettiği takdirde tescilli markalarını sildirmeyi kabul edeceğini, davacının uzlaşma teklifini kabul etmemesinin iyi niyetli olmadığını gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; her iki tarafın tescilli markalarını birbirinden ayıran tek harf değişikliğinin ayıredicilik sağlamadığı ve iltibası önlemediği, üstelik her iki tarafın markasının tescil edildiği sınıfların aynı/benzer olup, fiilen yürütülen ticari faaliyetin aynı mal ve hizmet sektöründe olduğu, davacı şirketin tescilli markalarının davalı markasından çok daha önce tescil edildiği, hitap edilen müşteri kitlesinin de benzer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy