Taraflar arasında görülen davada verilen 12/07/2012 tarih ve 2007/184-2012/753 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı şirket vekili ve dahili davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/03/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av...., davalı şirket vekili Av.... ve kayyım ... vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 31.05.2004 tarihli olağan genel kurul toplantısında 100.000 TL olan şirket sermayesinin 300.000 TL'ye çıkartılmasına, artırılan sermayenin 79.453 TL'lik kısmının dağıtılmamış karlardan, kalan 120.547 TL'lik kısmının ise nakit karşılanmak suretiyle ödenmesine ve nakdi ödemenin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içerisinde, kalanın ise 31.12.2004 tarihine kadar ödenmesine karar verildiğini, müvekkili ...'ın sermaye koyma borcunun 35.486 TL, ...'ın ise 226 TL olduğunu, davalı şirket tarafından kendilerine gönderile 29.12.2006 tarihli temerrüt ihtarnamesinde aynı tutarların temerrüt faiziyle talep edildiğini, asıl borcun süresi içinde şirket hesabına yatırıldığını, ticari temerrüt faizinin ise tartışmalı olduğundan yatırılmadığını, bu defa 23.02.2007 tarihli ihtarname ile davacı ...'ın taahhüt borcunun temerrüt faiziyle birlikte 47.314,78 TL ...'ın ise 363 TL olduğu ve bu meblağ ödenmemiş olduğundan bahisle ıskat kararı alındığının bildirildiğini, davacılar hakkında alınan ıskat kararlarının yoklukla sakat bulunduğunu ileri sürerek, davacılar hakkındaki ıskat kararlarının yoklukla sakat bulunduğunun tespitine ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıların şirkete karşı taahhüt etmiş oldukları sermaye koyma borcunu vaktinde yerine getirmedikleri için usule uygun alınmış yönetim kurulu kararı ile ıskat edildiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket tarafından davacılara gönderilen ihtar üzerine davacıların sermaye taahhüdüne ilişkin anaparayı
./..
-2-
ödedikleri, davalı şirket yönetim kurulunca kısmi ödeme yapıldığı gerekçesiyle 14.02.2007 tarihli 23 nolu kararı ile ...'ın, 24 nolu kararı ile de ...'ın ıskatına karar verildiği, davacıların ıskat edilen paylarının 01.03.2007 tarihinde ortaklar ...'a, ...'e ve ...'a verildiği, davalı şirketin mütemerrit ortaktan temerrüt faizi talep etme hakkı ve yapılan ödemeleri BK’nın.84. maddesi uyarınca öncelikle faizlere mahsup etme yetkisi bulunup TTK’nın 407/1. maddesinin buna imkan verdiği, ancak bu kuralın davacılar dışında hiç bir ortağa uygulanmadığı, diğer ortaklar da yaklaşık olarak iki yıldır temerrüt halinde oldukları halde onlardan temerrüt faizi istenmediği, onların yaptıkları ödemelerin faize mahsup edilmediği, bu durumun ortaklar arasındaki eşitlik durumunu açıkça ihlal ettiği, sadece davacılara ödeme süresi tanınmasının da eşit işlem ilkesini ve objektif iyi niyet ilkelerini ihlal eder nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ...'ın davalı şirket ortaklığının ıskatına ve şirketteki hisselerinin itibari değeri üzerinden satılmasına dair davalı şirket yönetim kurulunun 14.02.2007 tarihli 23 numaralı kararının ve davacı ...'ın davalı şirket ortaklığının ıskatına ve şirketteki hisselerinin itibari değeri üzerinden satılmasına dair davalı şirket yönetim kurulunun 14.02.2007 tarihli ve 24 numaralı kararının, eşitlik ilkesinin ve objektif iyi niyet ilkesinin ihlal edilmiş olması nedeniyle geçersiz olduklarından iptallerine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve dahili davalılar ..., ... ve ... temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekili ve dahili davalılar ..., ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekili ve dahili davalılar ..., ... ve ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı şirket ile dahili davalılardan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirket ve dahili davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 14/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy