MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 23. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/03/2012 tarih ve 2011/281-2012/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılar arasında finans bordro sözleşmesi akdedilmiş olup, bu sözleşme kapsamında davalıların sözleşmelerin yürürlükte oldukları süre içinde çalışan tüm personellerinin maaş ödemelerinin iki yıl süresince müvekkili banka nezdinde yapmayı taahhüt ettiklerini, ancak davalıların finans bordro sözleşmesinin 4. maddelerinde taahhüt edilen personel adedi kadar maaş ödemesini müvekkili banka aracılığı ile yapmayarak sözleşme hükümlerini ihlal ettiklerini ve bu nedenle sözleşmenin 17. maddesinde düzenlenen cezai şartı ödemek zorunda olduklarını ile sürerek 41.391 TL'nin 05.03.2010 tarihinden itibaren bankanın kısa vadeli kredileri uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, 01/03/2012 tarihli ıslah beyanı ile de talebini 100.300 TL'le yükseltmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki taahhütlerin yerine getirilmemesi hususunda müvekkil şirketlerin herhangi bir kusurunun ya da basiretsizliğinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılar her ne kadar kendi kusurları olmaksızın dava dışı firma tarafından işçi azaltımına gidildiği ve bu nedenle bankaya yönelik taahhütlerini yerine getiremediklerini savunmuş iseler de, dava dışı üçüncü kişiye ileri sürülecek bu savunmanın davacı bankaya karşı ileri sürülemeyeceği, davacı bankanın promosyon ödemesi yaptığı, davalıların da sözleşmeyi ihlal ettikleri ve sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği, belirlenen cezai şart miktarı yapılan promosyon bedeli kadar olup, davalıların ekonomik mahfına neden olacak miktarda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 100.300 TL'nin davalıların direnim tarihi olan 11.02.2011 tarihinden itibaren sözleşmenin 17. maddesi gereğince yıllık 19,8 oranını geçmemek kaydı ile davacı bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.361,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy