MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.06.2012 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket yetkisili olan ...'ın kuracağı dershane için kiralık bir gayrimenkul bulunması yönünde davalı şirketten emlak komisyonculuğu hizmeti aldığını, bu hizmet kapsamında kendisine davalı tarafından gösterilen taşınmaz ile ilgili müvekkili şirket ile mülk sahibi arasında 12.05.2010 tarihinde kira sözleşmesi akdedildiğini, kira sözleşmesinin süresinin bir yıl, kira bedelinin yıllık 36.000,00 TL ve taşınmazın kullanım amacının dershanecilik, eğitim, danışmanlık olarak belirlendiğini, davalı tarafından sözleşmenin taraflarca imzalanmasının temin edilmesi üzerine davacı şirket tarafından davalı şirkete hizmet bedeli altında (36.000,00 * %10+KDV) 4.248,00 peşin ödeme yapılmadığını, bu ödemğe karşılığında 25.06.2010 tarih ve ... nolu faturanın davacıya teslim edildiğini, kira sözleşmesinin ifasını ve taşınmazın kendisine teslimini isteyen davacının davalı aracığıyla kiralanan taşınmazın iskan ruhsatının alınamamış olması nedeniyle henüz kullanılabilir ve işletime açılabilir durumda olmadığını haricen öğrendiğini, bunun üzerine kira sözleşmesinin feshedilmek zorunda kalındığını, davacının ifası imkansız olan ve iptal edilen bir kira sözleşmesinden dolayı ticari gelir kaybına uğradığını ve gerçekleşmeyen bir kira sözleşmesi nedeniyle haksız olarak komisyon bedeli ödediğini, bu durumu davalıya önce sözlü olarak, daha sonra 25.09.2010 tarihinde noter ihtarnamesi ile ödediği hizmet bedelinin iadesini talep eden davacıya olumlu bir yanıt verilmediğini, davalının vermediğini hizmetin bedelini davacıdan tahsil ederek sebepsiz zenginleşme sağladığını ve bu kazanımın sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesi gerektiğini ileri sürerek, 65,62 TL ihtarname gideri ile 4.248,00 TL'nin 25.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin hizmeti tamamlayarak ücretini aldığını ve karşılığında fatura kestiğini, faturaya süresi içerisinde itiraz etmediğinden kesinleştiğini, davacının mecuru henüz oturma izni alınmadan tutmakta ısrarlı olduğunu, davacının iskan izninin bulunmadığını bildiğini, ayrıca davacının sözleşmeyi feshetmek istemesi üzerine 04.09.2010 tarihli tutanak düzenlenerek sözleşmenin feshedildiğini ve müvekkilinin ibra edildiğini savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Borçlar Kanunu'nun 405. maddesine Yargıtay içtihatlarına göre sözleşmenin kurulmuş olmasının, tellallık ücretine hak kazanılması için yalnız başına yeterli olmadığı, tellalın ücrete hak kazanabilmesi için yaptığı hazırlık sonucu davalı ile taşınmaz maliki arasındaki geçerli bir kiralama sözleşmesinin gerçekleşmiş olmasının gerektiği, yani tellallık ücretinin hak kazanabilmesi için aracılık ettiği sözleşmenin şekil ve esas bakımından hüküm doğurmasına engel bir eksiklik bulunmaması gerektiği, ... Başkanlığı'nın yazısı ve dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına göre de, kira sözleşmesine konu taşınmazın iskan ruhsatının bulunmadığı, akdedilen sözleşme öncesinde ve sonrasında dershanecilik hizmetinde kullanılmasının mümkün olmaması nedeniyle, kira sözleşmesinin gerçekleşme olanağının olmadığı, dinlenen davacı tanıklarının beyanı da dikkate alındığında, sözleşmenin kurulması anında davacı taraf temel hataya düşürülmüş olup, gerçekleşmesi mümkün bulunmayan bir sözleşme nedeniyle davalı tarafa ödemiş bulunduğu tellallık ücretini sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesine talep etme hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 4.248,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 25.09.2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 65,62 TL ihtar giderinin ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kanıt yükü kendisinde bulunduğu halde davalının, davacının kiralanan taşınmazın iskan ruhsatının bulunmadığını bildiği hususunu kanıtlayamamış olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 268,85 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy