MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.11.2011 tarih ve 2011/112-2011/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli marka başvurusunun ... tarafından 2007/16030 sayılı ve "... +..." ibareli markaya benzer olduğundan bahisle 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi uyarınca 35. sınıfa dahil hizmetler yönünden reddedildiğini, bu ret kararına itirazlarının da ... YİDK’nun 2011-M-1525 sayılı kararı ile reddedildiğini, başvurunun redde dayanak marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını ileri sürerek anılan YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı başvurusu ile redde mesnet markanın KHK’nin 7/1-b bendi anlamında benzer olduğunu, kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket yetkilisi, yetki ve husumet itirazında bulunmuş, ... tarafından verilen ret kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın KHK'nın 7/1-b hükmü uyarınca mutlak red nedenine dayalı kısmi red kararının iptali istemiyle sınırlı olması, ... tarafından re'sen redde dayanak alınan marka sahibi davalının ... nezdinde bu aşamada bir itiraz ve girişiminin bulunmamasına göre davalı şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, davacıya ait başvurunun, redde mesnet, davalı markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, kapsamlarındaki malların da aynı veya aynı tür olup, somut olayda 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi anlamında tescil engeli bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy