MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2012 tarih ve 2009/115-2012/65 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2007/43361 nolu ''...'' ibareli marka başvurusuna müvekkiline ait ''...'' ibareli tanınmış markalar gerekçe gösterilerek yapılan itirazın reddedildiğini, davalı başvurusu ile müvekkili markalarının ve kapsadıkları mal/hizmetlerin benzer olduğunu, iltibas tehlikesi bulunduğunu, davalı başvurusunun tescili halinde müvekkilinin ticaret ünvanı ile 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesi anlamında karışıklığa sebebiyet vereceğini belirterek YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, alınan karar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin birçok ülkede tescilli markaların sahibi olduğunu, aynı zamanda ticaret unvanı da olan bu isim ile kendi sektöründe bilindiğini, taraf markalarının tescilli olduğu emtiaların ortak, benzer yahut ilişkili olmadığını, müvekkilinin sınırlı olarak başvuruda bulunduğu mal/hizmet listesi ile tamamen spesifik bir alanda faaliyet gösterdiğini ve faaliyet alanının tamamen uzmanlaşılmış ve özgülenmiş bir alan olduğunu, beyaz eşya, elektrikli ev aletleri ve televizyon üretiminde faaliyet gösteren davacının, müvekkilinin bu spesifik faaliyet alanına ilişkin emtialarının varlığından etkilenmeyeceğini, yine müvekkili tescil başvurusunda bulunan 42. sınıf ile davacı markasında yer alan mal/hizmetlerin ilişkili olmadığını, iltibas tehlikesinin bulunmadığını, taraf markalarının pek çok ülkede birlikte tescilli olduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarında yer alan işaretler arasında benzerlik ve karıştırma ihtimali bulunmadığı gibi, çekişmeli 42. sınıftaki hizmetler dışında kalan mal/hizmetler yönünden farklı sınıf bulunmadığı, farklı olduğu tespit edilen 42. sınıftaki hizmetler itibariyle
de işaretler benzer bulunmadığından karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimalinin söz konusu olmadığı, bu nedenle KHK'nın 8/4 hükmü anlamında davalı markalarının tanınmışlığından başvurunun haksız yararlanması, tanınmışlığına ayırt ediciliğine ve itibarına zarar vermesi, ihtimallerinin olmadığı bu koşullarda davalı başvurusunun kötü niyetli olduğundan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.062013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy