MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.02.2012 tarih ve 2010/180-2012/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "... ... ... ..." ibaresinin marka olarak tescili için ...’ne başvuruda bulunduğunu, başvurunun 2009/62347 kod numarasını aldığını, ...’nin başvuruyu 2001/05067, 2002/02300, 2002/26481, 143431, 2004/08453, 2005/09518 ve 2005/10999 kod numaralı markalara benzer olduğundan bahisle 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi uyarınca 04, 37 ve 39. sınıfa dahil emtia ve hizmetler yönünden reddettiğini, bu ret kararına itirazda bulunduklarını ve itirazlarının da ... YİDK’nın 2010-M-3352 sayılı kararı ile reddedildiğini oysa başvurunun redde dayanak markalar ile aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını ileri sürerek, anılan YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı başvurusu ile redde mesnet markaların KHK’nın 7/1-b bendi anlamında benzer olduklarını, bu nedenle kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, başvuru konusu işaretle redde mesnet alınan markalar arasında önemsiz değişiklikler bulunmakla birlikte, başvurunun özellikle görsel açıdan ve vurguyu üzerinde taşıyan “...” harfinin “...” harfine benzer kullanılması “...” harfinin Türkçe’de yer almaması ve aynı tüketici kitlesine hitap etmeleri nedeniyle tüketicilerin başvuruyu “...” olarak algılayacağı, dolayısıyla iptali istenen YİDK kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy