Taraflar arasında görülen davada Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/06/2012 tarih ve 2007/171-2012/152 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/03/2014 günü hazır bulunan davacı vekili ile davalılardan . vekili Av. ... ve diğer davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, inşaatlarının yüklenicisi olan ile davacı şirket arasında tanzim edilen 08.03.2004 tarihli ereğince bu yurtların mimarlık ve mühendislik projelerinin davacı şirket tarafından düzenlendiğini, bu projelerle, yüklendiği ait 4 adet öğrenci yurdunun inşaatını tamamladığını, daha sonra yine bağlı ortağı olduğunu, davalılar tarafından sonradan inşa edilen 9 adet yurt binasında daha önce davacı şirket tarafından hazırlanan mimarlık ve mühendislik projelerinin, izinsiz olarak üzerlerinde esasa yönelik herhangi bir değişiklik yapılmadan aynen uygulandığını, taraflar arasındaki sözleşme ve proje bedelinden hareket edildiğinde toplam 1.228, 500 USD ödenmesi gerektiğini, çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 68 ve 70. maddeleri uyarınca şimdilik 10.000 USD maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31.10.2011 avale tarihli ıslah dilekçeleri ile manevi tazminat taleplerinden vazgeçtiklerini, maddi tazminat taleplerini ise 428. 922. 93 USD olarak artırdıklarını beyan etmiştir.
Davalı ....vekili, davanın zamanaşımı yönünden reddedilmesi gerektiği, müvekkilinin bir taşeron firma olduğunu, dolayısı ile uygulanan projenin kime ait olduğunu ve nasıl uygulandığını bilme olanağının olmadığını, davanın öncelikle husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, davanın ana işveren olan nezdinde aleyhine açılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
.../...
-2-
Davalı ...vekili, 9 adet yurt inşaatı işinde idare makamı olan firmalara gönderdiği ihale dökümanlarının arasında bu dokümanların ayrılmaz bir parçası olarak, çekişmeye konu mimari projeyi verdiğini, müvekkili davalının buna herhangi bir müdahalesinin olamayacağını, bu projenin idareye davalı şirket tarafından verilmediğini, ancak davacının vermiş olabileceğini, madde uyarınca eser üzerindeki mali ve manevi hakların inşaatın kabulü yapıldıktan sonra mimarı çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılacağını, istenilen tazminatın da fahiş olduğunu, zamanaşımının da dikkate alınarak davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre talep maddesi uyarınca telif tazminatı ve varsayımsal sözleşme kurulmasını içerdiğinden BK 125 md.belirlenen 10 yıllık zaman aşımı süresi gerçekleşmeden açılan davada davalıların zamanaşımı itirazlarının reddine karar verildiği,davacı ... Lt.nin 08.03.2004 tarihli "hükmü uyarınca ilim edebiyat eseri kapsamındaki mimarlık projesi niteliğini taşıdığı, 18/2 hükmü uyarınca, davacının çekişme konusu mimari projenin mali haklarına sahip olduğu, zira projeyi şirket bünyesinde bu amaçla istihdam ettiği mimar ve mühendislere hazırlattığı, ancak davacı şirketin sadece mali haklara sahip olduğu, manevi hakların projeyi yapan gerçek kişi mimar ve mühendisler üzerinde kalmaya devam edeceği, davacının 08.03.2004 tarihli sözleşmenin 2 ve 18. maddelerindeki açık düzenlemeler uyarınca, projeler üzerindeki çoğaltma hakkınıadet yurt inşaatının yapımında kullanılması ile sınırlı olarak ortaklığına devrettiği, adde uyarınca projenin sınırsız sayıda uygulanması suretiyle çoğaltılması haklarını gerek dava dışı gerekse davalılara devrettiğinin kabulüne imkan bulunmadığı, esasen davalıların bu yönde bir savunmasının da olmadığı, öte yandan davalılardan bölgesel yönetiminin açtığı Süleymaniye Üniversitesine ait toplam 9 adet yeni yurt inşaatının ihalesini aldığı, önceki projeyi alan a kurucuları olan davalılardan Yapı'nın 08.03.2004 tarihli sözleşme koşullarını v ihalenin eki niteliğinde kabul ederek inşaatta kullanılacak proje olarak davacı projesini ilan ve buna göre ihale açtığını bilerek, bu ihaleye girip sonrasında yine bu bilgilere sahip davalı ...Ş. taşeronluğunda davacı projesini iki yurt binasında kısmen değiştirerek, kalan 7 yurt binasında ise bire bir aynısını uygulamak suretiyle davacıya ait yazılı çoğaltma hakkını 9 kez ihlal ettikleri, her iki davalı da davacının ilk sözleşme ile mali haklarına sahip olduğu mimari projenin sadece 4 kez yurt inşaatında kullanılmak suretiyle çoğaltma ruhsatını rtaklığı ve dolayısıyla idaresine devrettiğini bildikleri, tanık beyanlarına göre davacı şirket yönetiminin bu uygulamadan haberdar olur olmaz, nezdinde telif haklarının ödenmesi konusunda girişimde bulunduklarını, ancak bunun sonuçsuz kaldığını davalıların da bildiklerinin tartışmasız olduğu, bilerek ve izinsiz olarak projeyi 9 yeni inşaatta uyguladıkları bu nedenle davalıların ağır kusurlu olduklarının kabul edilmesi gerektiği, davacının madde uyarınca emsal sözleşme telif bedelinin üç katını isteyebileceği, hükmü uyarınca davalıların ağır kusurlu olması, eylemin işleniş biçimi itibariyle, telif tazminatının talep olunduğu gibi üç kat belirlenmesinin somut olayın koşulları ve haklar dengesine uygun düşeceği, diğer taraftan ihlal teşkil eden 9 adet yurt inşaatı nedeniyle gerçekleşen hak ihlalinin dava dışı ile davacı arasında imzalanan 08.03.2004 tarihli
.../...
-3-
sözleşmeden bağımsız bir ihlal olduğu, emsal sözleşme bedelinin ihlal oluşturan 9 adet inşaat yönünden ve bir bütün olarak değerlendirilip tekrar kullanım indirimi yapılması gerektiği, dolayısıyla davalılar vekillerinin indiriminin davaya konu ihlalin 08.03.2004 tarihli sözleşmenin devamı niteliğinde görülüp yapılması yönündeki savunmalarının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu, faiz başlangıcı olarak ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 17.04.2007 tarihinin alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile .madde uyarınca belirlenen üç kat telif tazminatı olan toplam 427.854 USD’nin 17.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek nden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre belirlenecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 30,003,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 20/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy