MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.12.2011 tarih ve 2011/1-2011/471 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı bankadan aldığı kredinin teminatı olarak keşide tarih ve yeri boş bırakılan 50.000 TL bedelli çeki davalıya verdiğini, kredi taksidi ödemelerinde hiç bir gecikme olmamasına rağmen davalının çekin tarihini doldurup, muhatap bankaya ibraz ettiğini ve çeke karşılıksız şerhi konulduğunu, davalının işleminin kredi sözleşmesine aykırı haksız bir eylem olup, bu yüzden müvekkilini ticari itibarının zedelendiğini, Merkez Bankası kayıtlarına alınan müvekkilinin bankalardan kredi ve çek karnesi alamayacak duruma geldiğini ileri sürerek, 10.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin teminat olarak değil, kredi borcunun ödenmesi amacıyla verildiğini, davalının kredi taksitlerini gecikmeli olarak ödediğini, çekin keşide tarihi sebebiyle zorunlu olarak ibraz olunduğunu, keşide tarihinin sonradan doldurulduğu iddiasının doğru olmadığını, teminat olarak verildiği kabul edilse dahi kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca müvekkilinin çek bedelini tahsil yetkisinin bulunduğunu, çekin karşılığını bulundurmayan davacının kendi kusuruna dayanarak tazminat isteyemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tacir olan davacının keşide tarihi boş bırakılmış çeki teminat olarak bankaya verirken keşide tarihinin her an doldurularak bankaya ibraz edilebileceğini öngörmesi ve çeki geri alıncaya kadar karşılığını bulundurması gerektiği, keşide tarihinin anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ispatlanamadığı, çekin keşide tarihine denk gelen kredi taksidinin gecikmeli olarak ödendiği, davacının zararın oluşmasına kendi kusuruyla neden olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy