MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.07.2012 tarih ve 2009/195-2012/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın ... Şubesi nezdinde bulunan hesabından müvekkilinin talimatı ve bilgisi dışında çekilen 140.000 TL’nin davalı banka tarafından geri ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın 25/09/2008 tarihinden itibaren vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili banka nezdindeki hesabında bulunan 134.394,95 TL’nin 18/09/2008 tarihinde bizzat davacı tarafından çekildiğini, her ne kadar davacının bu hesabına 25/09/2008 tarihinde 50.000 TL ve 90.000 TL'lik olmak üzere toplam 2 seferde 140.000 TL yatırmışsa da, bu 140.000 TL’nin aynı gün çekildiğini, bu işlemlerin banka çalışanı ... tarafından yapıldığının anlaşılması üzerine başlatılan soruşturmada davacının müfettiş soruşturmasında verdiği ifadesinde, 18/09/2008 tarihinde hesabından çekilen 134.394.95 TL'ye ilişkin fiş üzerindeki imzanın kendi imzası olduğunu, 25/09/2008 tarihinde iki parça halinde hesabına yatırılan ve aynı gün çekilen 140.000 TL’ye ilişkin işlemlerin kendisi tarafından yapılmadığını beyan ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının hesabının bulunduğu banka şubesinde çalışan ...'ın birtakım müşterilerinin hesaplarından para çektiği, bankanın şikayeti üzerine banka çalışanı hakkında Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı, davalı banka tarafından ... 1. İş Mahkemesi’nde açılan davada da, banka çalışanı ...'ın bankayı zarara uğrattığı gerekçesiyle bankanın alacak talebinin kabulüne karar verildiği, davacının, davalı banka şubesindeki hesabından çekilen 134.394.95 TL'ye ilişkin fiş üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak, parayı kendisinin çekmediğini baştan beri ileri sürmekte olduğu, aynı zamanda davacının 25/09/2008 tarihinde 50.000 TL ve 90.000 TL'lik parçalar halinde yatırılan toplam 140.000 TL'yi kendisinin yatırmadığını da beyan ettiği, banka çalışanı ...'ın her nasılsa davacının imzasını temin ederek
bitiminde ulaşabileceği 136.092,84 TL'nin davalı bankadan tahsiline karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 136.092,84 TL’nin 25/09/2008 tarihinden itibaren davalı bankanın vadeli hesaba uyguladığı mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak mahkemece, davacının vadeli hesabının vade sonu olan 25/09/2008 tarihinde ulaştığı miktara hükmedilmiş olmakla birlikte, bu tarihten paranın davacı tarafından talep edildiği 14/11/2008 tarihine kadar davalı bankanın vadesiz mevduata uyguladığı faiz, bu tarihten sonra ise avans faizine hükmedilmesi gerekirken aksinin kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci fıkrasında geçen “... 25/9/2008 tarihinden itibaren davalı bankanın vadeli hesaba uyguladığı mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine ...” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “... 25/09/2008 tarihinden 14/11/2008 tarihine kadar davalı bankanın vadesiz mevduata uyguladığı faiziyle, bu tarihten sonra ise avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine...” ibaresinin hüküm fıkrasına eklenerek bu şekli ile davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy