MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/06/2012 tarih ve 2010/201-2012/606 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin rızası olmadan hesabından davalı banka çalışanı tarafından 32.000,00 TL çekildiğini, buna ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile açtıkları davanın kabul edildiğini ileri sürerek kalan 25.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının TTK 20. maddede belirtilen basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorunluluğuna aykırı davrandığını, tediye fişlerindeki imzaların davacıya ait olduğunu, boş dekontları imzalayan davacının meydana gelen zararda ağır kusur ve ihmalinin bulunduğunu, davacının iddialarını yazılı belge ile ispatlamaları gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı banka nezdinde bulunan davacıya ait hesaptan davalı banka çalışanı ... tarafından usulsüz para çekme işlemlerinin yapıldığı, 32.000,00 TL'lik meblağın banka çalışanının zimmetine geçtiği, davalı bankanın bir güven kurumu olması itibariyle çalıştırdığı yetkili kişilerin işlemlerinden sorumlu olduğu, mahkemenin 2008/149 E sayılı dava dosyasında davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak 7.000,00 TL'nin kabulüne dair verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy